Samsun polisini kutlamalıyız
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 

SAMSUN POLİSİNİ KUTLAMALIYIZ
Doç. Dr. Durmuş Yılmaz

    Gazeteci Hrant Dink, 19 Ocak 2007 tarihinde saat 15 sularında İstanbul Şişli'de öldürülmüştür. Katil zanlısı Ogün Samast 20 Ocak 2007 tarihinde, saat 19 sularında, yani cinayetten 30 saat sonra, Samsun'da yakalanmıştır. Bu büyük bir başarıdır. Türkiye'de de, bu tür siyasî cinayetler içinde, bir ilkdir. Abdi İpekçi'den Hablemitoğlu'na kadar bir çok cinayet işlenmiş, fakat katil zanlısı bu kadar çabuk yakalanan olmamıştır. Bu bir başarıdır. Fakat gelişmelere bakınca başarının takdir edilmek yerine cezalandırıldığını görüyoruz. Şimdi onu açıklayalım
   İşini iyi yapan bir insan, eserini görünce veya elde edince mutluluk duymaz mı? Benim doktor kardeşim var. Profesör Kadir Yılmaz. Bir müddet önce bir hastasını ameliyat ediyor ve 600 gram ağırlığında prostat çıkarıyor. Bu büyüklükte bir prostat tıpta nadir görülürmüş. Gazeteciler onunla mülakat yapıyorlar, o da hastasının yanında, elinde çıkardığı prostatı gazetecilere göstererek poz veriyor. Yüz ifadesinden de mutlu olduğu anlaşılıyor. Bu mutluluğun sebebi nedir? İşini iyi yapmak. Samsun polisi de zanlıyı yakalmış. Hem de tam otobüse binmiş hareket etmek üzere iken yakalamış. İki dakika geç kalsa belki de zanlı kaçmış olacak. İşte polis bu başarısından mutluluk duyuyor. Zanlıyı karakola getiriyor. Eline Türk Bayrağını veriyor, Atatürk portresinin altına yerleştiriyor ve onunla resim çektiriyor. Neden? Çünkü polis işini iyi yapmış, bununla gurur duyuyor ve toplumla paylaşıyor. Diğer taraftan zanlının eline Türk Bayrağı vererek ona "Türkiye Cumhuriyeti devletinden kaçamayacağını hatırlatmış oluyor. Ayrıca Türk Bayrağı ve Atatürk posteri önünde terör zanlısını sorgulamak psikolojik bir baskıdır. Hatırlanacaktır, Abdulah Öcalan da yakalanıp getirildiği zaman Türk Bayrağı önünde resmi çekilmiştir. Onu getiren polisler de uçak Türk hava sahasına girince "Ülkene hoş geldin Abdullah Öcalan" demişlerdir. Şimdi bu durum karşısında biz o polisleri ".Sen 30 Bin kişinin kâtili Abdulah Öcalan'a hoş geldin dedin diye eleştirecek miyiz? Samsun polisi de bir terör cinayeti olan Dink cinayetinin zanlısını olaydan 30 saat gibi kısa bir süre sora yakalamanın sevincini yaşıyor. Yani sevinmeyip de ne yapsalardı! "Tüh be, bunu da yakaladık ! Keşke kaçıp kurtulsaydı." diye üzülseler miydi! Elbette polis işini güzel yapmanın sevincini yaşayacaktır. Kâtili yakaladığı için üzülecek değil ya! Onun işi o. İşini yapınca da sevinecek.
   Gelelim medya ve yöneticilerin tavrına: Samsun polisini, zanlıyı yakaladığına bin pişman ettiler. Bir kısmını cezalandırdılar, bir kısmı da sırada. Sebep? Neden resim çektin ya da çektirdin? Neden zanlıyı Türk Bayrağı'nın altına getirdin? Neden Atatürk'ün meşhur sözünün altında resim çektirdin ?...Bu kampanyayı baştan sona yanlış ve sorumsuzca buluyorum. Medyanın yanında politikacılarımız da bu sorumsuzluk ve yanlışlığın içine gözü kapalı daldılar. Samsun polisini bu başarısından dolayı kutlamak yerine hepsi suçlama yolunu seçtiler. Polisin işi kâtili yakalamak değil midir? Öyleyse o da işini yapmış ve yakalamıştır. İşini iyi yapan insanların sevinmek hakkıdır. Kim ne derse desin, biz Samsun polisini kutluyoruz.

< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1695182
Bugün :   134
Aktif :   134

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com