TÜRKMENBAŞI
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 

TÜRKMENBAŞI ÖLDÜ
Durmuş Yılmaz

Türkmenistan Televizyonu, 17 Nisan 1993 günü akşam ana haber bülteninde Haberlere şöyle başladı: Hörmetli temaşaçılar, eziz dinleyiçiler, size yaslı bir habar veriyen. Türk halkının ulu oğlu, Türkmenistan halkının ulu doğanı (Kardeşi), Türkiye Respublikasının (Cumhuriyetinin) prezidenti (Cumhurbaşkanı) Turgut Özal bu dünyadan çıktı (öldü).
Şimdi biz de aynı ifadeyi Türkmenbaşı için uyarlayalım:
"Türkmenistan halkının ulu oğlu, Türkiye halkının ulu doğanı, Türkmenistan respublikasının prezidenti Sapar Murat Türkmenbaşı bu dünyadan çıktı.Türkmenbaşı'na Tanrıdan rahmetler diliyoruz.
Sovyetler Birliği 1991 yılında bütünüyle dağılmıştı. Birliği meydana getiren 15 cumhuriyet, bunlardan 5 tanesi Türk cumhuriyetleri idi, ayrı ayrı bağımsızlıklarını ilan ettiler. Sovyet federasyonu içinde bulunan cumhuriyetlerin bağımsızlıklarını kazandıranlar, çoğunlukla o cumhuriyetlerin eski Genel Sekreteleri idiler. Devletlerinin bağımsızlıklarını ilan edince genel sekreterler Devlet Başkanı (Cumhurbaşkanı) oldular. Bunların içinde en sıkıntılısı Azerbaycan oldu. Orada önce Muttalibov, sonra Ebulfeyz Elçibey devlet başkanı olduysa da Azerbaycan istikrarı Haydar Aliyev ile yakaladı. Türkmenistan Sapar (Sefer) Murat Niyazof(Türkmenbaşı); Özbekistan İslam Kerimov, Kazakistan Nur Sultan Nazarbayef, Kırgızistan Askar Akayef ile bağımsız Türk devletleri olarak dünya sahnesine çıktılar. Bu 5 lider Süleyman Demirel ve Rauf Denktaş'la birlikte bir çok uluslararsı toplantıda birlikte poz vererek 7 Bağımsız Türk devletini dünyaya gösterdiler. Türk Dünyası kavramı bu liderlerin ortak dilinde konuşuldu. "Adriyatikten Çin'e kadar Türk Dünyası" ifadesi o yıllara aittir. "Bir millet iki devlet sözü de esasen Haydar Aliyev'e ait olmakla birlikte bütün Türk devletleri yöneticileri tarafından benimsenmiştir.
Hemen ifade edelim ki, Türkenbaşı'nın vefatı sebebiyle Türkiye televizyonlarında verilen haberlerin yanında yapılan yorumlar gerçeği yansıtmamaktadır. Türkmenbaşı'nın icraatı ile ilgili yorum yapanlar, sanki Türkiye'de yaşayan Türkmenbaşı'nın siyasal muhaliflerinin etkisi ve yönlendirmesiyle konuşmaktadırlar. Biz, 1993-94 öğretim yılında Aşgabat Azadi üniversitesinde görev yaparken Türkmenbaşını yakından dinlemek ve tanımak imkanını bulmuştuk. İzlenimlerimiz ve gözlemlerimiz şöyledir: Sapar Murat Türkmenbaşı "Bir millet iki devlet" sözünü çok severdi. Türkiye ve Türkmenistan halkının aynı milletten (Türk Milleti) olduğuna bütün yüreği ile inanan bir liderdi. Osmanlı devletini kuran kayı Türkmenlerinin Türkmenistan'ın Merv şehrinden gitmiş olduklarını konuşmalarında sık sık tekrar eder, "Türkiye'de 'Türkmen' adında nice oğlanlar gördüm." derdi. Türk iş ve bilim adamlarına kucağını açan, onlara Türkmenistan pasaportu veren ilk devlet Türkmenistan'dır. Türkiye ile ticaret yapmak, Türkiye'nin en çok ihtiyaç duyduğu petrol ve özellikle doğal gazı Türkiye'ye vermek (satmak değil !), Türkiye'den de ihtiyaç duydukları her şeyi almak istiyorlardı. "Gaz ve Neft ( doğal gaz ve petrol) bizde bar ( var), maşin (Makine=teknoloji) Türkiye'de bar. Alacağız, vereceğiz." derdi. Mal karşılığı ticaret yapmak isterdi.
Sapar Murat, devletini kurarken ve kurumlarını oluştururken iki devleti kendisine örnek almıştır. Bunlardan birincisi Türkiye Cumhuriyeti'dir. İkincisi de İsviçre'dir. Türkmenistan'ı İsviçre gibi tarafsız bir ülke yapmak istedi ve yaptı. Birleşmiş Milletler'ce de bu onaylanmıştı. Bu Türkmenistan'ın siyasî statüsü ile ilgili bir tercihtir. Asıl önemli olan ise birincisidir. Gerçekten de Sapar Murat, Türkiye'yi ve özellikle Mustafa Kemal'i kendisine örnek almıştır. Mustafa Kemal, 1923'ten itibaren ne yaptıysa o da benzerlerini hatta aynısını Türkmenistan'da yapmıştır. Bütünüyle Mustafa Kemal'in yolunu izlemiştir. "Türkmenbaşı" soyadını almıştır. Türkmen Dil Kurumu, Türkmen Tarih Kurumu kurmuştur. O da "Ruhname" yazmıştır. Ruhname'de Türkmen halkını, tarihini, dilini övüp kahramanlıklarını anlattıktan sonra neler yapılmasını gerektiğini anlatır ve en önemlisi, gelecekte Türkmen halkının neler yapması gerektiği hususunda yol gösterir, nasihatlarda bulunur. Bir babanın evladına nasihatı ve vasiyeti gibidir. Ruh yüceliğine önem verdiği için eserine RUHNAME adını vermiştir.
Ruhname'den bir paragraf:
Vatanseverlik ruhu
Değerli Türkmen Milletim,
İyi edep, vatanı sevmektir.
Vatanın kıymeti, vatanın azizliği ile ölçülür. Çünkü o, insana verilen yegane azizliklerden biridir. Aziz demek tek, biricik demektir.
Yegane azizliklerin arasından vatandan başka yalnız Allah birliğini, hem de can birliğini hatırlamak mümkün.
Eğer, "Bu azizliklerden hangisi daha üstün, bunların azizden azizi hangisi?" diye sorarlarsa, şöyle de: Azizliklerin hangisi hangisine kurban oluyorsa, sonundaki üstündür. Can vatana kurban, vatan Allah'a kurban .Demek candan aziz sadece vatan, vatan üstünde sadece Yüce Allah vardır. Sebebi, Allah vatandan sonra hem lâzımdır. Vatan ise candan sonra gerektir. Bir düşün: Kıyamet günü ahirette vatan kayıplara, vefat edenden sonra ise can kayıplara karışır. Hangi anda kopacağını sadece Allah'ın bildiği harasat (fırtınalı) güne kadar vatanın koynunda yatacaksın. (Ruhname, II. Cilt, sayfa 21
Türkmenbaşı, 66 yaşında bu dünyadan çıktı(öldü). En büyük eseri Garaşsız (bağımsız) Türkmenistan'dır.
Türkiye halkının ulu doğanına tekar rahmetler diliyoruz.

< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1695173
Bugün :   125
Aktif :   125

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com