IRAK OLAYLARI
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 
IRAK OLAYLARI: GERİ KALMIŞ TOPLUM ÖRNEĞİ
Doç. Dr. Durmuş Yılmaz

    "Geri kalmışlık" bilinenin aksine, temelinde bir zihniyet sorunudur. Herkes bunun ekonomi ile ilgili olduğunu, teknoloji ile ilgili olduğunu düşünür. Bu da doğrudur. Fakat temel sorun incelendiğinde ekonomik yönden geri kalmanın da teknolojik yönden geri kalmanın da sebebi zihniyettedir.
    Geçen hafta Irak'da olan olayları gazetelerden okuyunca ve televizyonlardan izleyince Müslümanlar başta olmak üzere Doğu dünyasının kurtulması önünde daha pek çok engeller olduğunu düşündüm. Eğer Irak'da olayların başlamasına sebep olan bombalama işi bir Avrupa ülkesinde, hatta Türkiye'de olmuş olsaydı, halkın büyük çoğunluğu ortak bir tepki göstererek sorumluların derhal yakalanmasını ve adalete teslim edilmesini isterlerdi. Mitingler, gösteriler bu isteği dile getirmek için yapılırdı. Fakat görüldüğü gibi Irak'da böyle olmamıştır. Şiî ulularının yattığı türbeye bombalı saldırı olunca hemen Şiîler Sünnîlerin camilerine koşmuşlar ve onlar da oraları bombalamışlar ve yoldan giden araçları durdurarak sünnî olduğunu bildikleri insanları kurşuna dizmişlerdir. Tam bir cehalet örneği. Eylemlerin din veya inanç adına yapılıyor olması daha da büyük bir cehalet örneği. Olayları yönlendiren temel faktör İntikam duygusu. İntikam duygusu hukuk kavramına yabancı, devlet disiplini dışında, bireysel kin ve öfkenin yönlendirdiği nefsanî bir davranış biçimidir.
    Irak olaylarında madalyonun öbür tarafına baktığımızda ise değişmeyen bir yüz görüyoruz: Vahşi Emperyalizm. Gerçekten de son 15 sene içinde Ortadoğu'da 19. yüzyılın vahşi Batı emperyalizmi hortlamışcasına ortaya çıktı. "Nükleer ve kimyasal silahları önlemek", "Demokrasi getirmek", " Halkı diktatörlerden kurtarmak." vs gibi bir kısım ses ve şekil olarak güzel, içerik olaraksa hiçbir insanî değere sahip olmayan bir sömürgeci politikayı bölge üzerinde uyguladılar. Bu politikanın uygulayıcıları İngiltere ve ABD'dir. Avrupa da bunların yandaşlarıdır. Bu öyle hak ve hukuk tanımaz bir dış politikadır ki, kendileri her türlü silahı kullanarak yurtları, ülkeleri işgal ederler, o toprakların altında ve üstünde ne varsa kendi ülkelerine hortumlarlar, fakat sürekli olarak karşılarındakini suçlarlar, yurtlarını savunan insanlara terörist derler. Teröristleri yakalayacağız diye de suçlu suçsuz demeden insanları öldürürler. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, hastalar.hiç kimse bu zulümden kendini kurtaramaz. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, yani kendi öldürdükleri az gelmiş gibi, bu bölgenin, cahil, bilgisiz ve asıl düşmanını tanımayan zavallı insanlarını, çeşitli provokasyonlar tertipleyerek bir birbirlerine öldürtürler.
    Ortadoğu ülkelerinin genel yapısı incelendiğinde yukarıda anlattıklarımız üç aşağı beş yukarı hepsinde görülmektedir.İran, Irak, Suriye, Lübnan, Filistin, Mısır gibi ülkeler aynı halk yapısına sahiptirler ve aynı düşmanın tehdidi altındadırlar. Bölgede farklı bir tek ülke vardır ki, o da Türkiye'dir. Gerçekten de Türkiye, cumhuriyetten sonraki doğru hedef ve doğru adımlarla "Milletleşme sürecini" tamamlamış ve emperyalizmin oyunun bozabilecek zihnî olgunluğa ve büyüklüğe erişmiştir. Türkiye'de de zaman zaman bölgede oynanan oyunlar sergilenmek istenmişse de oyuncular başarılı olamamışlardır. İşte bu noktada Büyük Önder Atatürk'ü bir kere daha hatırlamak ve onun hedeflerini düşünmek gerekir. Zaten emperyalistler de Türkiye'de neden başarılı olamadıklarını çözmüşler ve zorluklarının nerden kaynaklandığını anlamışlardır. Onun için AB görüşmelerinde çeşitli ağızlardan "Lozan'ı yeniden görüşelim, Kemalizmi bırakın." türünden tavsiyeler (!) dinliyoruz.
    Dışişleri Bakanı Sayın Abdullah Gül'ün, partisinin Çubuk ilçe kongresinde Hamas ziyareti ile ilgili olarak söylediği cümleleri bir kere de Irak olaylarında tekrar etmesini istiyoruz. Amerikalılarla görüşmesinde "Irak'ın tapu kayıtları elimizdedir.Irak'ın Kürdü de Arabı da Türkü de bizim insanlarımızdır..Sen ta Amerika kıtasından gelip işgal edeceksin de sadece seyredeceğiz öyle mi! Yok öyle yağma !... Biz Türkiyeyiz. Bu bölgenin en güçlü devletiyiz." vs . Acaba şu veya benzer cümleleri Türk devletinin yetkililerinden ne zaman duyacağız ? Biz bunları söylersek acaba ABD Türkiye'yi de mi işgal eder?    

< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1695220
Bugün :   172
Aktif :   172

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com