Emekli Edebiyat Öğretmeni babamın dostu Abdullah Topaç`ın Yazısı
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 
Durmuş Yılmaz Hoca’nın Ardından
Sevilen bütün canlar için mi 17 Aralık vuslat günüdür bilmiyorum.
Ama sen de bir Şeb-i Arus ‘da sevenlerini hasrette bırakarak erdin vuslata…
Durmuş Yılmaz’ın dünyada, kitaplarından başka çok bir mal varlığı kaldığını sanmıyorum. Ama çok muhterem eşleri, çok kıymetli üç evladı, evlatlarından daha çok emek verdiği öğrencileri,her biri ayrı bir değer olan ağabey ve kardeşleri ile dostları kaldı. Hepsi de yerküreyi güzelleştiren ; gökkubbede hoş seda bırakan insanlar…Hepsinin ortak paydası Durmuş Yılmaz Hoca’nın hayatının özetini verir.
Durmuş Yılmaz Hoca’nın hayatının özeti Türk milletinin ve Türk Devletinin Bekası ile ilgili kaygılarla mücadele idi..
O inanıyordu ki, Türk Milleti ,Tarihin kaydettiği en büyük milletler arasındaydı. O inanıyordu ki , Türk Milleti tarih boyunca dost ve müttefik milletlere büyük katkılarda bulunmuş; kainatın sahibi Cenab-ı Allah’ın emirlerinin cihana yayılmasına bayraktarlık etmiş bir millet idi..
Cenab-ı Allah’ın ayetlerinde işaret buyurulmuş ; Allah Resulünün “İstanbul” hadisinde övgü ve mucizeyle nasiplenmiş bir millet idi..
Durmuş Yılmaz Hoca’nın bir Yörük Obasında başlayıp Profesörlük payesine kadar uzanan ömrü hep bu necip millete hizmet aşkıyla geçti.
O ömrün gördüğü günler ki… Yaraları deşmenin alemi yok ama Hoca’nın ve Hoca gibi düşünenlerin gönül yaralarını dumlut dumlut kanattı o günler…
O günler milletini sevenlerin sürüldüğü günler, vurulduğu günler,hor-hakir görüldüğü günler…
O günler, Anadolu’da binbir zahmetle kurulmuş birliği bozmak isteyenlerin muktedir olduğu günler…
O günler, yabancı ideoloji ve doktrinlerin insanlarımızın beyinlerini kirlettiği günler…
O günler, aydınlarımızla milletimizin birbirini anlamaz hale geldiği günler…
O günler…O kadar çok ki, ızdırabını duyanların dahasını bildiği; daha ne zaman biteceğini bilmediği günler…
Sevgili Durmuş Hoca,
Bu millete hizmeti görev bildi.. Borç bildi.. İbadet bildi.. Allah’ın emri bildi..
Muarızların sayısına, sopasına, titrine, payesine, kavmiyetine, cinsiyetine bakmadı…
Sopaya fikirle,silaha fikirle,küfre fikirle,bozguna fikirle,fitneye fikirle karşılık verme yolunu seçti.
Oturdu,okudu,okudu,okudu,okudu…
Binlerce öğrencisine çoban yıldızı oldu..Güneşlerinin battığı her yerden doğdu ve onları aydınlattı.
Dost meclislerinde anlattı…Gazete köşelerinde o ince espirili kalemin o güçlü ifadeleri hep Türk Milletinin Bekasına hizmet etti..
Türkiye’nin tarihini ve jeopolitik istikbalini yansıtan kitaplar yazdı.
Belediye Başkanlığı,Milletvekilliği seçim denemelerinin altında hep daha fazla hizmet edebilme sevdası vardı yüreğinde..Öyle bir sevda ki onun verdiği serinliğe gedavet rüzgarları gıpta ederdi.
Onu zaman zaman üzgün gördüm..Yorgun gördüm..Kızgın gördüm..Ama her gördüğümde namazın “kıyam “ farzı gibi dimdik gördüm.
Her fani ölümü tadacaktır.
17 Aralık 2012 günü sevgili dostumuzu inşallah hakiki dostu olan Hakkın dostluğuna uğurladık.
Hayırlı evlat bırakanların, ilim eseri bırakanların, hayrat bırakanların amel defteri kapanmazmış.
Ümit ediyorum ki Hoca’nın amel defteri açık kalacak…
Ey Sevgili Dost!
Seni hepimiz çok seviyorduk..
Ülkenin sana çok ihtiyacı vardı..Ama davet büyük yerden geldi. Boynumuz kıldan ince..
Rabbimiz hizmetlerini katında makbul; üzerine rahmetini gani eylesin..
Ruhun Şad Olsun…

                             20/08/2013
Abdullah Topaç

< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1161908
Bugün :   68
Aktif :   68

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com