Babamın Gazi Lisesinden dostu Fethi Dinçer`in yazısı
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 

                        Muhterem Meral Hanım ve Sevgili Bilgehan,

Rahmetli Durmuş Hoca’nın kaleme aldığı ve sizinde son bölümünü yazdığınız ; Hastalığımın Seyir Defteri’ni inanın gözlerimden yaş gelerek okudum. Siz eşi olarak , kızınız Bilgehan ve diğer çocuklarınızla beraber Rahmetliyi çok sevdiğinizi biliyorum. Ama sizde şunu iyi bilin ki ben başta olmak üzere, diğer arkadaşları da Sevgili Durmuş’u çok ama çok seviyorduk. Özellikle ben onun bulunduğu sohbette olmaktan mutluluk duyar, haz alırdım. Bizleri her konuda bilgilendirirdi. Bütün bilgi birikimiyle aramızdan ayrıldı.

Bir toplantımızda hastalığının Multip Miyelom olduğunu kendisinden duyunca içimden eyvah dedim. Çünkü bundan 25 sene önce de annem aynı hastalığa yakalanmış ve 3 sene içerisinde vefat etmişti. O zaman bu hastalığın seyrini literatürde biraz incelediğimde, hastalığın teşhisinden itibaren hasta en fazla 3 sene yaşar diye okumuştum. Ama bu 25 sene zarfında tıp daha gelişti, belki yeni bir çare bulunmuştur diye de için için Durmuş’la ilgili kendimi teselli ediyordum. Şu gelinen noktada anlaşılıyor ki tıp da hala bir çare bulamamış bu hastalığa… Bende sizin gibi gerek bu hastalığa ve gerekse de diğer tüm kanser türlerine tıpın biran önce çare bulmasını temenni ediyorum.            

Rahmetli Durmuş “Yaşlanınca” şiirinde

Bir tek çare var

Gerisi neye yarar

Hayırlı evlat da kıl karar

Yaşlılık kapıdan girince…

demiş ve dediği gibi de yapmış, hayırlı evlatlarda kılmış kararı. Bilgehan gibi dolu dolu bir evladı, babasının fikirlerini takip eden, rahmetlinin kurmuş olduğu bu siteyi devam ettiren ve devam ettirecek olan, diğer taraftan “Babama Açık Mektup” diye başlık atarak yazdığı yazı ile bir babanın tarifini, babaya karşı olan sevgisini bu kadar güzel anlatan Sabiha gibi iki hayırlı evladı arkasında bırakmış. Bundan daha büyük mutluluk veren birşey olabilir mi ?

            Durmuş Hoca’yı bilenler bilir de, bilmeyenler için söylüyorum; Durmuş’un aynı zamanda kibar bir kişiliği vardı. Bazı insanlar vardır, nezaket onların kişiliklerinin bir parçasıdır. Nazik olmak için çaba sarfetmezler, çünkü yapıları gereği başka türlü davranmak ellerinden gelmez. Tıpki rahmetli de olduğu gibi… Karşısında ki kişiye ismiyle hitap etmesi, ona candan davranması pozitif bir enerji verir, ilk tanıştığı kişi de bile yakınlaşma konusunda bir sıcaklık oluştururdu.

            Bir seveninin dediği gibi ben de Sevgili Durmuş’un milletvekili olmasını çok istemiştim. Layıkıyla bu görevi yerine getirirdi. Ne hikmetse savunduğu fikrin lider konumunda olanları maalesef sıralamaya dahi kabul etmediler. Ülkemizde milletvekili olabilmek için liyakata bakan falan yok. Baksalardı Rahmetli Durmuş meclisde bilmem hangi konuyu televizyonlarda tartışıyor olacaktı.    

            Meral Hanım ve Sevgili Bilgehan, hangi fikirde olursa olsun, yücelere cüceleri oturtursanız batmaya ve tükenmeye mahkumsunuzdur. Birtarafdan da şöyle düşünüyorum, her insan kendine yakışanı yapar, kalite asla tesadüf değildir. Sevgili Durmuş’un siyasi değerini bilmeyenlerin kalitesi bu demek ki…

            Tekrar Sevgili Durmuş Hocama Allah’tan rahmet diliyorum. Siz eşine ve çocuklarına uzun ve sağlıklı ömürler temenni ediyorum.

Hakkında merak ettiklerim;

·         Traşlı olmasının kendisine yakışıp yakışmadığı,

·         Spor giyim hariç ütüsüz pantolon ve boyasız ayakkabıyla nasıl göründüğü,

·         Birisine kızıp ağzından küfür çıkıp çıkmadığı

 

Fethi DİNÇER 

< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1695610
Bugün :   106
Aktif :   106

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com