HASTALIĞIMIN SEYİR DEFTERİ 8.BÖLÜM
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 

27.10.2011:prş: Gece çok iyi uyuyamadım. Buna rağmen kendimi çok iyi hissediyorum. Kahvaltıdan sonra haplarımı aldım. Öğleye doğru balkona çıkıp güneşlendik. Vücuduma güneşin iyi geldiğini hissediyorum. Uzun zamandır kapalı yerde yaşıyorum. Açık havaya çıktığım zamanlar çok az. Sabiha ile konuştuk. Doktora gitmiş. Kan tahlili yaptırmış. Önemli bir şey çıkmamış. Birde kardiyolojiye git demiş.Galiba tansiyonu düşük.Sabiha’da ben iyiyim gitmeyeyim dedi.git yurduna dinlen dedim.Ailecek tansiyonumuz düşük seyrediyor.Cihangir aradı. Hafta sonu gelecek. Ahmet aradı. Halil abimle beraberlermiş.İkisiyle de konuştum.Ahmet’e iyi yolculuklar diledim. Yarın Cidde’ye uçuyorlar. Allah haclarını kabul etsin. Ahmet bu haccını babama adamış. Babam çok arzu etmesine rağmen gidemedi.Allah razı olsun Ahmetten. Bugün Perşembe, balık günü.Meral hamsi aldı.Onu yiyoruz.Hayatımız böylece sürüp gidiyor.Sosyal hayatım neredeyse yok.Fakat telefon ve internetle dışarıya bağlantımı sürdürüyorum. Buna da şükür.Bu yönden Ahmet’in evi bize bütün konforu sunuyor.Televizyon,internet ve sıcak bir ev.Allah razı olsun.Bu ev olmasa Ankarada işimiz çok zor olacaktı.Hani meşhur sözdür ya “sende olmasa seni sevende olsun”İşte tam öyle.

28.10.2011:Cuma: Günümüz normal başladı.Çok rutin bir hayat yaşıyorum.Günler birbirinin tekrarı. Allahım bundan geriye düşürmez inşallah. Bugün  Cuma .2 aydan fazla olduki Cuma namazına gidemiyorum.Buna üzülüyorum.Adnan Şişman aradı. Çok vefalı gerçek dost.10-15 günde bir arıyor.Nasıl olduğumu soruyor. Moral verici sözler söylüyor. Ayşin hanım da öyle.  Allah razı olsun. Bugün Ahmet’ler Arabistan’a uçtular. Halamlar, teyzemler aradılar. Sabiha ile konuştuk. Sağlığı iyiymiş.

29.10.2011: ctesi: Sabah 8 de Cihangir geldi. Beraber kahvaltı yaptık. İyi oldu. Ev şenlendi.Bu gün Cumhuriyetin 88. Yıldönümü. Hükümet Van depremi dolayısıyla kutlamaları iptal etti. Ben bunu uygun bulmadım. Bu kutlamalar bir şenlik,eğlence değildir.İptal edilmemeliydi.Hatta Van ve Ercişte’ki depreme bütün Türkiye sahip çıkıp yaralarını sardıysa bu Cumhuriyetin bir kazandırdığıdır.Cumhuriyet Edirne’den Van’a kadar bir bütün ülke,bir bütün millet yaratmıştır.Bu asla göz ardı edilmemelidir.Türkiye’nin her tarafından Van’a yardım yağıyorsa bu Cumhuriyetin eseridir. Türkiye’deki hiçbir kurum yada kuruluş “bana ne Van’dan “dememiştir. Burası çok önemlidir.  Bu gece sabaha karşı aniden dizimle kalçam arasına bir ağrı saplandı. Çok şiddetli bir acı. Sanki kramp gibi.Sanki bir bıçakla bacağım yarılıyor sandım.Hiç böyle bir acı görmemiştim. Neyseki çok kısa(10-15 sn)sürdü.İki kere tekrar etti.Ve geçti.Meral beni rahatsız etmemek için uzak odada yatıyordu.Ona sesimi duyuramadım.Yandaki odadan Begümü çağırdım.Yengesine seslendi.Meral masaj yaptı.Çok şükür geçti. Bir daha olmadı.

30.10.20111:pzr: Yine güneşli bir Ankara sabahı. Cihangir’le güzel bir kahvaltı yaptık. Bilgehan benim için çok duygulu güzel bir yazı yazmış.

(Bu yazıyı şimdi sizlerle paylaşıyorum, "Bilgehan".)

“HERKES İŞİNE BAKSIN…

 

Bu yıl 29 Ekim de Cumhuriyetin 88. Yıldönümü kutlandı. Tüm hayatını Türk milliyetçiliğine, Türkiye Cumhuriyetine ve ailesine adayan ve bu alanlarda onlarca çalışması yazısı ve yayını olan cumhuriyet tarihi profesörü ve iyi bir aile reisi olan değerli babama yazıyorum bu yazıyı.

 

Babam şimdi benden çok uzaklarda, bir başka memlekette ve bir başka evde dinleniyor ve tedavi görüyor. O yüz binde bir görülen bir hastalıkla mücadele ediyor. Bu hastalık herkesin söylediği gibi kötü bir hastalık ve zor bir süreç gerektiriyor. Sıkıntılı ve sürekli dikkat gerektiren bir yaşam, temiz ve steril bir ortam, düzenli ve seçici beslenme …vs.

 

Babamın bunları düşündüğünü hiç sanmıyorum çünkü babam zaten böyle bir hayat yaşıyordu ve bundan sonrada aynı hayatını yaşamaya devam edecek. Tek fark, etrafındaki insanlar ve bizler, daha dikkatli daha steril ve daha seçici bir hayat yaşayacağız, ona bir şey olmasın diye. Biliyorum, babam hasta adam olamaz, günlerce yatakta yatamaz, avuçla hap içip, cihazlara bağlı yaşayamaz. “Bugünü sağlıkla geçireyim yarın Allah büyük” diyemez. O, hep yarını düşünür. Bence babam yarını hatta tüm bunların daha ötesini düşünüyor. O, her zaman yaptığı gibi herkesten bir adım önde görüyor hayatı. Hepimiz bu günleri geçirmeyi ve atlatmayı planlarken o, geleceği planlıyor şimdiden. Eminim hala haberleri takip ediyor gün gün. Hala kafa yoruyor ülkenin geleceği ile ilgili, torunlarının yaşayacağı ülkenin akibetini düşünüyor. Terör, kürt sorunu, deprem gerçeği, sürekli gelen zamlar, altın döviz durumu ve siyasetçilerin bitmek tükenmek bilmeyen, sinir bozucu vaatleri…babam, tüm bunları yorumluyor, planlıyor, fikir üretiyor hatta iyileşince yazacağı kitabın içeriğini kurguluyor.

 

Hastalık mı? Onu doktorlar düşünsün. Ne gerekiyorsa yapsınlar. Babam sadece kendi üzerine düşeni yapar, doktorların her dediğini hatta demediğini de yapar. Sadece onların tavsiyeleriyle yetinmez kendi de hastalığı en az onlar kadar bilir ve kendine özel çözümler üretir. Ama tüm zamanını hastalığa ayıramaz. Gece gündüz kendini dinleyip hastalığına yeni hastalıklar eklemez. O, hastalığı yaşamın bir parçası olarak görür ve yaşanıp geçecek bir süreç olduğunu bilir. Herkes hastaya moral verme çabasında iken, bizim ailede babam herkese moral verir. İşinize bakın der. Kendisi de işine bakar zaten.

 

İşte ben böyle soğukkanlı, böyle bilgili, böyle ileri görüşlü ve böyle farklı bir babanın kızıyım. İşte bu nedenle onunla daha çoook uzun yıllar geçirmek istiyorum. Çocuklarımın, dedelerini benim tanıdığım kadar yakından tanımalarını istiyorum. Torunları büyüdüğünde ve ülkemiz babamın ideallerindeki refah seviyesine ulaştığında “ben bunları yılar önce söylemiştim” dediğini duymak ve gülümsediğini görmek istiyorum. Tabiî ki bunların hepsini görecek ve yaşayacağız.

 

Ama şimdi bende işime baksam iyi olacak. Çünkü babam, cumhuriyetin 100. Yıldönümünde cumhuriyet tarihi profesörü olarak tüm Türkiye’ye hitaben konuşma yaparken bende yanında babasıyla gurur duyan ve işine bakmış bir profesör olarak dimdik ayakta durmak istiyorum.”

 

 

MSN’den konuştuk. Kızım beni çok iyi tanımlamış. Duygularıma tercüman olmuş. Öğleden sonra Cihangir gitti. Ahmet’ler Ciddeden  Medine’ye gidiyorlarmış. Program dahilinde hareket ediyorlarmış. Çok iyilermiş.

31.10.2011:ptesi: Bugün doktorla görüştük. Tahlil sonuçlarını inceledi.Normal buldu.Nakil için program yazdı verdi.Buna göre11 kasımdan 14 kasım sabahına kadar sabah-akşam 7 hücre artırıcı iğne vurulacak.14 kasım sabahı 7.30 da iğne,8.30 da İbni Sinada olacağız.Öğleden sonra eve döndük.Kadir abim yurt dışından dönmüş.Çocuklarımla telefonlaştık.Teyzem ve nejat’la konuştuk.Günümüz her zamanki gibi tamamlandı.

1.11.2011:Salı: Yine güzel bir gün. Günümüz başlıyor.Begüm fakültesine gitti.Meral ve ben televizyonun karşısında hayatımız devam ediyor.Ankara’ya geleli bugün 15. Gün .Fakat henüz twdaviye yönelik köklü bir adın atılmadı.Bayram, nakili bir hafta öteledi. Bunda da vardır bir hayır. Arkadaşlardan Hikmet Erkan,Adnan Buldur,Nesrin Yazgan, Fatma Karyağdı aradılar.Konuştuk.Hepsi bizim sağlıkla dönmemizi bekliyorlar.Cihangir aradı. Merak ediyor.

2.11.2011:çrş:Günümüz normal başladı.Kemiklerimin bedenimi sıktığını hissediyorum.Ama bu baştan beri böyle.İnşallah düzelecek. Ve rahatlayacağım. Ankara yağmurlu ve soğuk.Ama bizi etkilemiyor.Meral çıkıp alışveriş yapıp geliyor.Ama ben evden çıkmıyorum.

3.11.2011:prş:Bu gece nispeten daha iyi uyudum.Tansiyonum(11-7) normal.Kendimi iyi hissediyorum.Hatta gözüm sanki düzeliyor gibi.3 ayda düzelir demişlerdi.İnşallah düzelir.Bilgisayardan Bilgehan ve Sabiha ile görüntülü olarak konuşuyoruz.Bu bizi çok rahatlatıyor.Hasretliğimiz gidiyor.Batuhan,Nihan hızla büyüyor.Ama biz yanlarında değiliz.İnşallah iyi olup gene beraber olacağız. 

< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1695248
Bugün :   200
Aktif :   200

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com