HASTALIĞIMIN SEYİR DEFTERİ 6. BÖLÜM
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 

05.10.2011:çrş: Tanrıya şükrederek yeni bir güne başladık. Her gün ezan sesiyle uyanıp tanrıya şükrediyorum ve diyorum ki “Haydi bir günü daha kurtardık”. Güzel bir kahvaltı, ilaçlarımı alıyorum. İşe gidecek gibi traşımı oluyorum koltuğuma oturuyorum. Meralle göz egzersizlerimi yapıyoruz. Meral sağ göz merceğimin normal hareket ettiğini söylüyor. İnşallah düzelecektir.Nuri Köstüklü ,Hacı Sulak aradı konuştuk. Bilgehan ve çocuklarla görüştüm çok özlemişim .Batuhan ve Nihan çok tatlı olmuşlar. Akşamüstü annemle görüştük fizik tedavi oluyor. İnşallah şifa bulur. Artık bu bel ve kemik ağrılarından korkar olduk.  Gediz’den dayımın mesajını bize ulaştırdı. Şöyle demiş.”Biz Durmuş’u çok severiz. O her şeye değer. Tedavisi için maddi manevi ne gerekiyorsa yurt dışı gerekiyorsa biz yardım etmeye hazırız” demiş, çok duygulandım. Daha öncede Kadir abim de aynı şeyleri söyledi. “Senin sağlığın için yapamayacağım yok” demişti. Bütün bunlar aileden akrabalara hısımlara hatta tanıdık ve dostlara uzanan çember içinde bir saygı ve sevgi dünyası içinde yaşadığımızı gösteriyor. Bende bütün bunlardan ömrümüzü iyilik ve güzellikleri yaymak, aile ,akraba ve dostlarla sevgi,hürmet fedakarlık duygularıyla dolu olarak, kimseyi kırıp gücendirmeden sevgiyle kucaklayarak geçirdiğimizi düşünüyorum.  Ve bundan derin bir mutluluk duyuyorum. Hepsine sonsuz teşekkürlerimi sunarken onlara sağlıklı uzun ömürler diliyorum.

06.10.2011:prş: Bugün ilaç günü tanrıya şükrederek kalktık. Güzel bir kahvaltı. Sonra hastaneye gittik. Arabayı Meral kullanıyor. Kemoterapi ilacını aldık. Öğlen evdeydik. Sabiha,Cihangir aradılar. Zeki Atçeken’le konuştuk. Ahmet Ankara’ya gitmişti onunla konuştuk. Musa ve öğrencilerimle konuştuk. Komşular selam gönderiyorlar. Hepsine teşekkür ediyorum. Yemem içmemde bir sıkıntı yok. Doktorlarda diyet vermediler. Yalnız kilo almamam gerektiğini biliyorum. İskeletin yükünü artırmamak lazım. Düzenli beslenmeye dikkat ediyorum. Perşembeleri balık yiyoruz. Bugünde hamsi yiyeceğiz İnşallah şifa olur.

7.10.2011.cuma: Bu sabah güzel bir sürprizle uyandık. Sabah 8 de Sabiha geldi. Çok sevindik. Hasta olduğum günden beri kızıma sarılamamıştım. Maskemi taktım. Sarıldım. Sonra güzel bir kahvaltı yaptık. Yarın da Cihangiri bekliyoruz. Bugün kendimi biraz halsiz hissediyorum. Sanki uykusuz kalmış gibiyim. Oysa tansiyonum ateşim normal. Herhalde ilacın tesiriyledir. İştahım iyi. Yemeklerimi iyi yiyorum. Hamza ve kadir abim aradı. Konuştuk.

08.10.2011:c.tesi: Bu sabahda Cihangir geldi. Kahvaltıdan sonra bütün çocuklarım ve torunlarım bir araya geldiler. Çok mutlu olduk. Yine arayanlar var. Eski rektörüm Adnan Şişman aradı. ”sen bizim için çok kıymetlisin, kendine iyi bak “ diyor. Burhaniye’den Saadettin Koç aradı. Ahmet’le konuştuk. İki gündür kendimi biraz halsiz hissediyorum. Midemde bir şişkinlik var. Herhalde normaldir. Kamil Cura geldi. Kızının düğün davetiyesini getirmiş. 5 dakika oturdu. ”seni çok iyi gördüm “dedi. Moral verdi”. Sen olmayınca Konya Liseliler toplanamadık” dedi. Israrla başlamalarını söyledim” İleride bizde katılırız” dedim. ”Sen olmayınca olmaz” dedi.

09.10.2011:pzr: Çocuklarımızla beraber kahvaltı yaparak güne başladık. Cihangir ve Sabiha ile sohbet ettik. Öğlen Cihangir gitti. Sonra Kadir abim geldi. Hastalığımla ilgili genel değerlendirmeler yaptık. Muhtemelen 3. Kürden sonra tedaviye Ankara’da devam edeceğiz. Meram Tıpta Otolog yapılamıyor. Halil abim aradı. Konuştuk. Sağlığımda bir değişiklik yok. Bugün hafif bir öksürüğüm var. Gözümdede bir değişiklik yok.    Bu gece de Sabiha Bursa’ya dönüyor.

10.10.2011:pztesi: Bugün ilaç günü. Sabah 10 da hastanedeydik. Tanıdık personel hepsi güleryüzlü. Tahlil için kan verdik. İlaç bekledik İlacın formalitesi çok KİT servisindeki çocuklar formaliteleri pek bilemiyorlar. Sekreter dahil yanlış kayıt  yapmışlar. Saat 4 de kemoterapi ilacını alabildik. Bu arada öksürüğüm vardı. Aynur hanım zatürreden şüphelendi. Akciğer filmi çektirdik. Neyseki sonuç temiz çıktı. Kan sonuçlarından PLT 37çıktı. Bunun üzerine Dr.Aynur hanım “Hocayı yatıralım beyaz kan verelim” dedi”. Gidip yarın gelelim” dedik. “olmaz, risk almayalım  ”dedi. “Olur”dedik. Metini aradık . Geldi beyaz kan verdi. Bu arada Kadir abim Ahmeti de yanına alarak İbni Sinada Meral Beksaç hanım adında bir profesörden randevu almış. Ankara’ya dosyayı götürdü. Çünkü tedaviye Ankara’da devam etmek gibi bir durum ortaya çıktı. Doktor Aynur hanım esasen çok ilgileniyor aradığımız zaman ulaşabiliyoruz fakat hoca yalnız. Akademik ekibi zayıf. Bölümde Yrd. Doç. Dr.  yok. Uzman yok. 2 asistanla yürütmeye çalışıyor. Onlarda yeteri kadar deneyimli değiller. Ve hocaya yardımcı olamıyorlar. Onun için 3. Kürden sonra Ankara’da devam edecek gibiyiz. Ereğliden Yusuf Kılıç aradı. Rektör seçimlerini soruyor. O konuyla ilgilenecek vaktim olmadığını söyledim. Polatlıdan İbrahim aradı. Kardeşim Musa ile konuştuk. Kadir abim önce geldi sonra telefonla konuştuk. Sabiha Bilgehan,Cihangir aradı. Aile seferber halinde. Allah hepsinden razı olsun.  Ömürler versin. Amin. Annem ,halam aradı. Meralle konuştular. Allah razı olsun.

11.10.2011:Salı: Gün yine güzel başladı. Kan alınca değerler yükseldi. Doktor eve çıkabilirsin dedi. Akşam eve döndük. Bu arada Kadir abimle görüştük. Pazartesi günü Ankaraya gidiyoruz. Prof.Dr.Meral Beksaç Hanımla görüşeceğiz. Ankara İbni sinada tedavimizi sürdüreceğiz.  Sağolsun Meral hastaneye arabayla götürüp getiriyor. Ankaradaki durumu değerlendirdik. Ankaraya gidiş gelişleri arabamızla yapmaya karar verdik. Cihangiri çağırdık. Sağolsun oğlum “tamam baba istediğin zaman gelirim” dedi. Pazar günü gelip bizi Ankaraya götürecek. Oğlum Metro diye bir şirkette işe girmişti. İşinide seviyordu. Şimdi izin alıp gelebilir mi? Bu durum işini nasıl etkileyecek. Bilmiyorum. Belki işten ayrılması da gerekebilir. Bu duruma ayrıca üzülüyorum. Fakat hayati bir mesele olduğu için ,daha doğrusu çocuklarımla bir müddet daha beraber yaşayabilmem için daha çok fedakarlık yapması gerekiyor. Ben üzüntümü içime döküyorum. Ailemde benim için üzülüyor.İnşallah hep beraber mutlu sona ulaşırız. Hastalığın durumunu ve seyrini en iyi Kadir abim biliyor. Onun için bizden fazla telaşlanıyor. Çabalıyor, çalışıyor. Allah razı olsun. Ahmet ve Emel Ankara’daki evlerini bize tahsis ettiler. Emel” ev sizin istediğiniz gibi kalın” dedi. Allah razı olsun.

12.10.2011:çrş: Gün normal başladı. Bu geceyi rahat geçirdim. Öksürüğüm hafifledi. Kahvaltı, ilaçlar ve arayanlar. Kadir abim, Ahmet, Musa ve fakülteden arayanlar oldu. Hikmet Erkan aradı.Merali Müberra Kara ve Nursel Işık hanımlar aradı. Nursel hanım”dualarımız sizinle” demiş. Çok memnun olduk. Yarın 3. Kürün son ilacını alacağız. Önümüzdeki hafta Ankarada olacağız. Cihangirle konuştuk. Bir hafta izin alıp Pazar günü bizi Ankaraya götürecek. Sabiha yeni yurduna yerleşmiş Şimdilik her şey normal. Herkesin tek derdi var. Benim hastalığım. Kadir abim telaşa varan bir çalışma içinde. Dosyaları hazırlıyor. Sonuçları düzenliyor. Bizi Ankaraya hazırlıyor. İşin ciddiyetini bildiğinden olsa gerek, çok çabalıyor. Allah razı olsun.

13.10.2011:prş: Günümüz her zamanki gibi başladı. Öğleye doğru 3. Kürün son dozu için hastaneye gittik. İlacımızı aldık. 3 kür 12 doz kemoterapiyi tamamladık. Tedavi sürecine baktığımızda 25 ağustos,13 ekim arasında 10 seans radyoterapi(4-3-3) şeklinde ilk 15 gün ve 3 kür kemoterapi aldık. Öğleden sonra Aynur hanımla telefonda konuştuk. Gelecek hafta Ankaraya gideceğimizi söyledim. Makul karşıladı. Bilgisi olduğunu söyledi. Halil abim ziyarete geldi. Bilgehan nefis puaçalar getirdi. Emel içli köfte göndermiş. Sağolsunlar. Herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor. Allah razı olsun. Ağzımda biraz tat kaybı var galiba eskiden çok sevdiğim yiyeceklerin bazılarından tat alamıyorum. Çay,kahve başta geliyor. Mustafa Uyar hoca aradı. O da mide ameliyatı olmuş. Raporluymuş.

14.10.2011: Cuma: Gün her zamanki gibi başladı. Bu gece öksürüğüm arttı. Pek rahat uyuyamadım. Gediz’den dayım ve yengemle konuştuk.

15.10.2011:C.tesi: Bu geceyi rahat geçirdim. Öksürüğüm nerdeyse kesildi. Fakat herhalde tansiyonum düştüki kendimi halsiz hissediyorum. Kadir abim geldi. Yarın Ankaraya gideceğimiz için Meral börek yaptı. Sonra Emel’le Ahmet geldi. Ankaradaki evin anahtarını getirdiler. ”Kendi eviniz gibi kullanın “dediler. Sağolsunlar. Küçükhödük aradı. Döndü aradı konuştuk.

< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1695622
Bugün :   118
Aktif :   118

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com