HASTALIĞIMIN SEYİR DEFTERİ 1.BÖLÜM
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 

Babamın hastalığının başlangıcından itibaren kendi dilinden kendi sözleri ile anneme yazdırdığı güncesini, buradan paylaşmak istedik. Parçalar halinde web sitesinin güncel bölümüne eklenecek olan bu günce babamın bize ve tüm sevenlerine bıraktığı içinde hikayeler, tavsiyeler, anılar, teşekkürler ve her kelimesinden çıkarılacak dersler olan değerli bir miras niteliğindedir.

1. BÖLÜM

HASTALIĞIMIN (Multiple  Myelome) SEYİR DEFTERİ

20.06.2011:   Güzel havadan istifade ile fakülteye gidip gelirken sol kaburgamın ucunda bir kemik ağrısı hissettim. Fazla ciddiye almadım. Nasıl olsa geçer diye düşündüm. 15 gün kadar zaman zaman ağrıyarak devam etti.

05.07.2011: Herzaman olduğu gibi eşim ve çocuklarımla beraber Örnek köye gittim. 5 gün kaldık. Sol tarafımdaki ağrı devam ediyor.

9.07.2011: Eskişehir üzerinden yeğenim Esra’yı da alarak Kütahya’ya geçtik. Yol boyunca sırtımın sağ alt bölgesinde bir ağrı hissettim.

10.07.2011: Gediz’e Murat dağı pikniğine gittik. Çok güzel bir gün geçirdik. Fakat bel ağrım arttı. Yorgunluktan olduğunu düşünüp ciddiye almadım. Aynı gün Kütahya’ya döndük Fakat gece ağrıdan uyuyamadım. “Kütahya acil servisine baş vurdum. İlginç bir olay oldu. 112 den ambulans istedim. Telefondaki bayan personel bel ağrısı için ambulans gönderemeyiz bir şekilde gelin dedi. Bir araç bulup hastaneye gittim. Nöbetçi doktor acil idrar tahlili isteyerek bir ağrı kesici iğne yaptı. Adale ağrısı olabilir böbrek ve idrar yollarında bir şey yok dedi. Eve geri döndük.

12.07.2011: Daha önceden planladığım şekilde ailemle tatile Erdek’e gittik. Erdek’te kaldığımız 12 gün boyunca belimdeki ağrı sırtıma yayıldı. Geceleri düzenli uyku uyuyamaz oldum. Eğilip kalkmak fevkalade güçleşiyordu. Fakat hafif hareketler yapıp vücut ısınınca daha rahat hareket ediyordum. Yalnız bu arada sürekli olarak kardeşim Prof. Dr. Kadir Yılmaz’dan tavsiyeler alıyor, önerdiği bazı ağrı kesici, kas gevşetici haplar alıyordum. Aynı zamanda Kadir Yılmaz Anamur’da tatilde olduğundan benim ister Bursa’ya, ister Konya’ya dönüp tıp fakültesine müracaat etmemi ısrarla öneriyordu. Daha geniş ürolojik tetkiklerin yanında, fizik tedaviye gitmemi söylüyor dönüp tıp fakültesine müracaat etmemi ısrarla öneriyordu. Daha geniş ürolojik tetkiklerin yanında, fizik tedaviye gitmemi söylüyordu. Eğer buralardan da sonuç alınamazsa, kemik incelemeleri gerektiğini belirtiyordu. Sürekli kan tahlilleri yaptırmamı istiyordu. Bunun içinde dahiliye servisini öneriyordu.

24.07.2011: Tatili kısa tutarak Konya’ya döndük. Birkaç gün istirahatle ağrılarım sanki azalır gibi oldu.

01.08.2011: Geceyi çok rahatsız geçirdim. Kardeşim Prof. Dr. Ahmet Yılmaz da tatilden yeni dönmüştü. Ondan yardım isteyerek, S.Ü. Fizik Tedavi Bölümü’ne müracaat ettim. Oradaki doktorlarıma ( Çok güler yüzlü, saygılı, Yrd. Doç. Sami Küçükşahin) muayene oldum. Doktor bazı filmler ve emar istedi. Fiziksel muayene yaptı. Fakat ağrı konusunda net bir bulguya erişemedi.

03.08.2011: Bugün sabah kalkınca görmemde bir bozukluk olduğu dikkatimi çekti. Sağa doğru bakınca karşımdaki objeyi çift görüyordum. Bu durum beni daha da endişelendirince, Eşimin yardımıyla Konya Numune hastanesindeki arkadaşım Ali Turgay Özdemir ‘e müracaat ettim. Arkadaşım muayeneden sonra bu rahatsızlığın gözden ziyade nörolojik olduğuna kanaat getirerek nöroloji uzmanına gitmemi tavsiye etti. Hiç vakit kaybetmeden S.Ü.Meram tıp Fak. Nöroloji A.B.D.Öğretim üyesi Prof.Dr. Orhan Demir’e geldim. Doktorum fiziksel muayene yaptı. Beyin emarı istedi. Bu durumun geçici olduğunu ,bir müddet sonra düzeleceğini söyledi. 3 çeşit hap vererek 3 ay süreyle kullanmam gerektiğini söyledi.

8.08.2011: Bel ve sırt ağrılarım devam ediyordu. Başka bir fizik tedavi hocası Prof.Dr. Hasan Oğuz’a gittim. Hasan bey hem arkadaşım hem komşumuz üniversitemiz hocalarından özel klinik çalıştırıyordu. Şikayetimi anlattım. O güne kadar yaptırdığım tahlil tetkik ve filmleri okuttum. Hasan bey fiziksel muayenesini yaptı ve şöyle dedi.”Durmuş hocam, mevcut dosyadaki bulgular ve bizim muayeneyle eriştiğimiz kanaatler sizin ağrılarınızın fizik tedavi alanı dışında bir sebepten olduğunu düşündürüyor. Kan değerlerinize ve bel emarı incelemesine ihtiyaç var. Birde bunlara bakalım “ dedi. Gereken tahlil ve filmleri çektirdim.

17.08.2011: Bu arada kardeşim Prof .Dr. Kadir Yılmaz’da yapılan tahlil tetkik ve filmlerin bir nüshasını toplayarak üniversitemizdeki ilgili olabilecek öğretim üyelerine göstererek onların fikirlerini alıyordu. İlk teşhisi üniversitemize yeni gelmiş olan hematoloji uzmanı Doç. Dr. Aynur Uğur Bilgin koydu. Dosyayı inceleyen Aynur hanım kendiside istediği bazı tahlillerin sonucunu gördükten sonra hastalığımın “Multiple Miyalom” olduğunu söyledi.  Bana da adını ilk defa duyduğum bu hastalığın nasıl bir seyir izlediğini ve tedavisinin nasıl olacağını detaylarıyla anlattı. Kısaca bu hastalığın kemik iliği, kan ve kemikler üzerine tahribat yapan bir tür kanser söyledi. Kendisine ilk sorum şu oldu: “Hocam, teşhisinizden emin misiniz?” Cevaben teşhisten emin olduğunu fakat daha da tatmin olmamı sağlamak için Ankara Üni. Tıp Fak. İbni Sina Hastanesi Öğretim Üyelerinden bu sahada çok deneyimli Prof. Dr. Önder Aslan ile tanışmamı ve dosyamı bir de onun incelemesini tavsiye etti. Kendisinin de Önder Aslan Bey’e hakkımda bilgi vereceğini, onunla istişare edeceğini söyledi. Bende kendisine teşekkür ettikten sonra, tavsiyesine uyacağıma ve tedavimi kendisinin üstlenmesinin ve ne gerekiyorsa yapmasını rica ederken, büyük Atatürk’ün ünlü sözüne bir benzetme yaparak: “Hocam, lütfen beni Selçuk Üniversitesi Hekimlerine emanet ediniz” dedim ve gülüştük. Aynur Hanımda “Merak etmeyin bu bilinen bir hastalık. Ben ve ekibim bunun tedavisini yapabilecek durumdayız” dedi.

22.08.2011: Aynur Hanım Onkoloji bölümünde yardımcılarıyla beraber kemik iliği biyopsisi aldı ve bir numunesini de bize vererek Ankara’ya gitmemizi, örneği Prof.Dr. Işınsu Kuzu’ya vermemizi, dosyayı da Önder Aslan Bey’e inceletmemizi söyledi. Vakit kaybetmeden Kardeşim Ahmet Yılmaz’ın transporter arabasıyla eşimle beraber Ankara’ya gittik. Yeğenim, Gazi Üni. İntörn Doktor Selvihan Yılmaz bizi karşıladı. Örneği verdik ve Önder Aslan’ın muayenehanesine gittik. Daha önceden randevu alındığı için Önder Aslan’ın güleryüzlü sekreteri Gülcan Hanım bizi içeri aldı. Önder Bey’in odasına geçtik. Önder Bey dosyayı dikkatlice inceledi. Sonra Aynur Hanım ile telefon görüşmesi yaparak bazı bilgiler aldı. Fiziksel bir muayene yaptı ve söze şöyle başladı: “Durmuş Hocam, hastalığınızın teşhisi doğrudur, tedavisi ve ilacı bellidir. Ülkemizde bu tedaviyi yapacak gerekli donanıma sahip hekimlerimiz ve hastanelerimiz vardır. Aynur Hanım da bu alanda çok yetenekli ve kendisini geliştirmiş bir doktordur. Kendisini yakından tanırım. Geçmişte birlikte çalıştık. Siz S.Ü hocasısınız. Hastanenin imkanlarını biliyorsunuzdur. Bu tedavi süresi, radyoterapi, kemoterapi ve kök hücre nakli aşamalarını gerektirecek bir takvim ister. Aynur Hanım bunu yapar ve sizin tedaviniz S.Ü’de yapılır. Eğer ihtiyaç duyulursa, kök hücre naklinde biz yardımcı oluruz” diyerek detaylarıyla anlattı. Dönmeden önce şu tavsiyeye ısrarla uymamızı söyledi: “Tedavi sırasında, vücudun çok zayıf düşeceğini ve mikroplara karşı dayanıksız kalacağını, enfeksiyona dikkat etmek gerektiğini, kemiklerin çok hassasiyet kazanmış olduğunu(herhangi bir yerden kırılma riski taşıdığını) ve ani hareketlerin, eğilip kalkmanın, merdiven çıkmanın, ayakta durmanın ciddi riskler oluşturacağını, bu hususlara dikkat etmemi bilhassa rica etti. Ve hiç vakit kaybetmeden Konya’ya dönüp tedaviye başlamamı söyledi.

23.08.2011: Öğleden sonra hastaneye yatış işlemi tamamlandı. 16.00’da radyoterapi tamamlandı. 10 seansın 1.si bitti(4+4+2). Onkoloji binasında tek kişilik güzel bir oda tahsis ettiler. Eşim refakatçim oldu. Doktorum Aynur Hanım’a ve hastane yönetimine müteşekkir kaldım. Aynur Hanım’ın çalışma arkadaşlarından Uzm.Doktor. Ali Eser genç yaşına rağmen babacan tavırlarıyla hastalarına ve çalışma arkadaşlarına güven telkin eden bir insan. Bölümün asistan doktorlarından doktor Hüseyin işlerini önemseyen ciddi hekimler. Başhemşire Fadime Hanım iyi bir yönetici ve hemşirelerimiz Tülay, Nermin, Büşra işinin ehli, güleryüzlü ve işini seven sağlık çalışanları. Yardımcı personel de aynı şekilde… Koridor ve odaların temizliği muntazam yapılıyor. Personel hijyen kurallarına harfiyen uyuyor.

25.08.2011:Bu gün ilk kemoterapi ilacımı aldım. Öncesinde birkaç çeşit mide koruyucu ilaçlar verildikten sonra arkasından tesiri yüksek bir kemoterapi ilacı verildi. Bu ilaç yapılan plana göre belli aralıklarla 28 gün içinde 4 seansta verilecek.

27.08.2011:Bayram tatili erken başladı.30 ağustos Salı gününe gelen ramazan bayramı tatili hükümetin önüne ve sonuna birer gün eklemesiyle 9 güne erişti. Böyle olunca da hastane çalışanlarında doğal olarak azalma meydana geldi. Bu azalma hizmette ufak tefek aksamalara yol açtı. Doktorum Aynur Hanım tatilini erken bitirip hastaneye dönerek tedavimle birebir ilgileneceğini söyleyerek 28 ağustosta ayrıldı. Dr.Ali Eser Bey hiç aksatmadan her gün saat 11 civarında gelerek tedavimin işleyişiyle ilgilendi. Tahlil sonuçlarını değerlendirerek gereken tedbirleri aldı. Hastanede geçirdiğimiz ramazan bayramı tatili sorunsuz bitti. Tedavinin başlangıç aşamasında doktorların isteği sonucu günde 3 lt den az olmamak üzere su içtim ve 24 saatlik idrarı biriktirdim. Şuna hayret ettim ki bazı günlerde 4,5 lt ye kadar çıkan sıvı tüketimimin %75 İ İDRAR OLARAK ATILIYOR. Dr.Ali Bey bunun olumlu bir gelişme olduğunu değerlendirdi. İlk kemoterapi ilacını aldıktan sonra kan değerlendirmesinde HGM nin düştüğü ürenin yükseldiği görüldü. Kan   verelim dediler. Kardeşlerim Metin ve Musa Yılmaz haber alır almaz gelerek benim için kan verdiler. ilk kan veren Musa “ihtiyaç halinde Metin ‘de hazır” dedi. Kardeşlerime minnettarım. Bu arada Fakülte de birlikte çalıştığımız değerli hoca Prof.Dr.Nuri Köstüklü arayarak kan gerektiğinde kendi grubunun 0+ olduğunu söyledi. ”Durmuş Bey bu hakiki Türk kanıdır hemen vermeye hazırım “dedi. Ne kadar memnun olduğumu anlatamam.

29.08.2011:Bu sabah Dr Alı Bey saat 10 civarında gelerek yeni tahlil sonuçlarını inceledi. Değerlerin normale döndüğünü söyledi. Daha sonra Atlantılı Prof Dr.Zeki Tombul (Nefrolog) akciğer filmi ve ultrason istedi. Sohbet ettik. Dosyayı inceledi. Bazı tavsiyelerde bulundu. Teşekkür ettim. Cihangir, Bilgehan, Sabiha, Erhan, Nihan ve Osman geldiler. Giriş koridorunda buluştuk. Nihanın kulağına ezan okudum ve adını Nihan koyduk. Ve ona “Allahım sana uzun ömürler versin ey Nihan” diye dua ettim. Ona hediyesini taktım. Biraz daha sohbet ettikten sonra Sabiha yanımda kaldı. Diğerleri gittiler. Herkese iyi olduğumu, herkesin işine gücüne bakmasını söyledim.

Öğleden sonra Doğanhisarlı Emrah tekerlekli sandalye ile akciğer ve ultrason filmi çektirmeye götürdü. Ultrasonu çeken asistan dr. ”hocam tanı ne zaman kondu” dedi.” “ayın 19 unda” dedim ”tedavi ne zaman başladı” dedı. ”24ünde” dedim. Genç asistan hayret etti.”Tanıyı bu kadar çabuk kabullenip tedaviye başlayanı ilk defa duydum hocam “dedi ve ekledi “genellikle bu tanıyı duyanlar sağda solda bir çok doktor ve hastane dolaştıktan  ve birkaç ay geçirdikten sonra tedaviyi kabul ederler”dedi. Bende kendisine “Kuruluşundan beri görev yaptığım Selçuk üniversitesinde ve tıp fakültesinde çok sayıda güvenilir ve inanılır hekimler olduğunu biliyorum. Ayrıca ürolojide Prof.dr.Kadir Yılmaz kardeşimdir oda gereken araştırmayı yapmıştır . Bu nedenle tedaviyi hemen kabul ettim ve zaman geçirmeden başladım” dedim.  Odama geri döndüğümde kardeşlerim Prof.dr Kadir YILMAZ ve Prof dr Ahmet Yılmaz’ı beni beklerken buldum. Sabişimle beraber çeşitli konularda sohbet ettik. Onlar Sabiha’ya üniversite hakkında nasihatlerde bulunup yabancı dilin öneminden bahsettıler. Sonra müsaade isteyip ayrıldılar. Ahmet’ınde belinde bir ağrı olmuş bir kaç gündür ağrı çekiyormuş. Ona da ayrıca çok üzüldüm. Akşama doğru eşim ve Cihangir geldiler. Yıldız optiğin benim için hazırladığı tasarımını eşimin yaptığı gözlüğü getirdiler. Önce camını zor takıp çıkardım fakat sonra çok kullanışlı olduğunu görüp Yıldız optiğe teşekkür ettim. Sonra Cihangir ve Sabiha ayrıldılar. Bu gün çok hareketli geçtiğinden olabilir yatıp kalkarken ağrılar başladı. Kardeşim Metin arayarak “kan ne zaman vereceğim haber bekliyorum” dedi. Onun gayretine memnun olup teşekkür ettim.

< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1695213
Bugün :   165
Aktif :   165

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com