Prof. Dr. Durmuş Yılmaz’ın ardından
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 

Prof.Dr. Mehmet AYDIN 25-12-2012 tarihli yazısı, Konya Postası Gazetesi

Prof. Dr. Durmuş Yılmaz’ın ardından

             Durmuş Hoca’mız 17 Aralık’ta Hakk’a yürüdü. Daha 60’lı yaşlarda onu kaybettik. En verimli ilim döneminde aramızdan ayrıldı. Anadolu çocuğunun çileli ve yorucu bilim çilesini çekerek yükselen Durmuş Hoca, her çileli basamakta, bilimin değerini ve hakkını anlayan ve onu, en çok sevdiği milletine sunmasını bilen bir insandı. Bir  köy okulundan başlattığı okuma serüveni onu, Atatürk Üniversitesi’nden mezun etmiş, öğretmenliğin her türlü basamağında onu âdeta olgunlaştırmıştı. İşte tam bu dönemde, Konya’da Yüksekokul’da öğretim üyeliğinin, ilk adımlarını atmış, aldığı eğitimi, Tarih Bilim Dalı’nda akademik ortama dönüştürmüş, Fransız arşivlerindeki, Türk belgelerini inceleyerek, milletine hizmete devam etmiştir. Artık Durmuş Hoca, Türk siyasi tarihinin önemli bir uzmanı olmuştur. Bu konuda öğrencilerine çok önemli Türk dış politikası dersleri vermiş, televizyonlarda önemli konuşmalar yapmıştır. Orta Doğu siyaseti konusunda derin tahlillerinden öğrencileri yeterince istifade etmiştir. Bilim ve  bir hizmet adamı olan Durmuş Hoca, davet edildiği her toplantıya  bu duygu ile katılmış ve hiç kimseyi reddetmemiştir. Onunla birlikte katıldığım Konya’daki ve Ceyhan’daki panellere de, “bu tür toplantılara devam edelim Hocam” dediği hâlâ kulaklarımda çınlamaktadır. Bir hizmet ve dava adamı olan Durmuş hoca, başarı ile yürüttüğü Ereğli ve Ermenek Yüksekokulu müdürlük görevleri sırasında da bir çok panele ev sahipliği yapmıştır. Uşak Üniversitesi İktisat Fakültesi Dekanlığı’nı da bir yıl boyunca başarı ile yürütmüştür. Hırvatistan’da yapılan CİEPO toplantısında da çok başarılı bir tebliğ vermişti.

Bilimsel alanda daha birçok çalışması olan Durmuş Hoca yedi yıldan beri yayımlamakta olduğum TÜRK-İSLAM MEDENİYETİ AKADEMİK ARAŞTIRMALAR DERGİSİ’nin bilim kurulunda hakemlik yapmakta idi. 2013 yılında yayımlayacağımız 15 ve 16 sayılar içinde kendisine birkaç makale göndermiştim. Ne yazık ki görüşlerini bildirmek nasip olmadı. Biliyoruz ki ilim yolunda ölenlerin Allah yanında derecesi büyüktür. Durmuş Hoca da hayatını dolu dolu ilim uğruna tüketti. O’nun derdi kendisi değildi. Ülkesinin dertleri, sıkıntıları ile kafasını yoran bir bilim adamıydı o. Öğrencilerine en güzel nasıl hizmet edebileceği endişesi ile yaşayan Durmuş Hoca, son nefesine kadar bu endişeleri duyan bir ilim adamı olarak yaşadı. Bir an önce iyileşip, öğrencilerine kavuşma ümidini hiç kaybetmedi. İnanıyorum ki ölürken bile öyle öldü. Durmuş Hoca’ya Allah’tan rahmet, yakınlarına sabrı cemil diliyorum. Durmuş Hoca kabrinde rahat uyu. Kabrin cennet bahçelerinden bir yer olsun inşallah.

 

 

 

 

< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1695256
Bugün :   208
Aktif :   208

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com