Nil Vadisinde
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 

      Nil Vadisinde 

“ORDU MİLLET ELELE “ 

                                                       Prof. Dr. Durmuş Yılmaz  

 

           Mısır’da, 25 Ocak 2011’de başlayan  halk hareketi 18 günlük bir direnişten sonra 12 Şubat’ta  Başkan Hüsnü Mübarek’in –medya  haberlerine göre-  görevinden istifa etmesiyle sonuçlandı. Habere küçük bir düzeltme yaparak değerlendirmemize  başlayalım: Hüsnü Mübarek halen Mısır’ın devlet başkanıdır. İstifası söz konusu değildir. Zira Mısır Anayasasına göre  devlet başkanı istifa ya da başka bir sebeple vaktinden evvel görevinden ayrılırsa devlet başkanlığı görevini Meclis Başkanı üstlenir ve  ülkeyi  yeni bir seçim yapılıncaya kadar idare eder. Bilindiği gibi burada böyle olmadı ve  Hüsnü Mübarek görevini  Savunma Bakanı Tantavî’nin  başkanlığındaki Yüksek Askerî  Konsey’e devretti. İlk günkü haberlerin aksine olayların perde arkası yavaş yavaş ortaya çıkıyor. 13 Şubat tarihli gazetelerde Hüsnü Mübarek ile  Mısır ordu temsilcilerinin pazarlığından ya da görüşmelerinden bahsediliyor ve  ordu tarafından  Mübarek’in görevini orduya devretmesi istendiği yazılıyor.

    Son durum üzerinden hareketle bu günkü Mısır’ı değerlendirecek olursak, Mısır’da ordu idareyi ele almıştır. Tantavî  başkanlığındaki Askeri Konsey, yayınladığı bildiride uluslarası antlaşmalara bağlı kalınacağını; Anayasada gerekli değişikliklerin yapılacağını;  En kısa zamanda yeniden seçimlerin yapılarak  idarenin sivillere devredileceğini vs…açıklamıştır. Askeri Konseyin bildirisini dinleyenler her halde Türkiye’de  27 Mayıs 1960 ve  12 Eylül 1980 darbeleri sonrasındaki Milli Birlik Komitesi ve Güvenlik Konseyi  bildirilerini hatırlamışlardır. “Uluslarası antlaşmalara sadık kalınacaktır…NATO’ya  CENTO’ya  bağlılık sürecektir… Anayasada gereken değişiklikler  yapıldıktan sonra seçimler yapılacak ve idare sivillere devredilecektir…vs. Bu bildirilerden başka sloganlar da tanıdık geldi.”…Ordu Millet Elele…  Bizim medya bu sloganı fazla veremedi. Zira Mısır’daki olayları “Halk Hareketi”  olarak tanıtıp alkışlıyorlardı. Bu slogan ise  darbe  çağrışımı yaptırıyordu! Mısır olaylarını “Darbe”  diye tanımlayamazlardı. Fakat Ordu’nun desteği ile  Mübarek devrildi ve  idareyi ordu ele aldı. Acaba bunun adı nedir? Şimdi siyaset bilimciler bu yeni darbe modeline  isim arıyorlar.  Oysa herkesin de bildiği ve  sıkça söylendiği gibi  bu darbe modelinin adı da, tarzı da, yöntemi de Türkiye’den ithaldir. Bunun adı “Ordu Millet Elele” işidir. Türkiye’de 1961 Anayasası başlangıç bölümünde “…Meşruluğunu yitirmiş bir iktidara karşı direnme hakkını kullanan Türk Milleti…”  gibi bir ifade vardır. Mısır’da da aynı sözler geçerlidir: Meşruluğunu yitirmiş bir iktidara (Mübarek İktidarı) karşı direnme hakkını kullanan Mısır Halkı…”.    1982 Anayasasının başlangıç bölümünde de  “Türk Milleti’nin çağrısına uyan Türk Silahlı Kuvvetleri…”  gibi bir ifade vardır. Mısır’da da ordu “Mısır halkının çağrısına”  uymuştur.

    Türkiye’de “1960 ve 1980 darbeleri ile Mısır’da 2011 darbesi arsındaki bir başka benzerlik de dikkatimizi çekti: Bilindiği gibi 27 Mayıs 1960 günü darbe olmasaydı  Mayıs 1961 tarihinde, yani 12 ay sonra Türkiye’de genel seçimler olacaktı.  O günkü tabirle zaten “Seçim sath-ı mailine” girilmişti.  10 sene Menderes  idaresine sabredenler 1 sene daha bekleyememişlerdi. 12 Eylül 1980 tarihinde darbe olmasaydı Haziran 1981 tarihinde yani 9 ay sonra  Genel seçimler yapılacaktı. Burada da darbeciler 9 ay daha bekleyemediler. Mısır’a baktığımızda da benzer bir durum görüyoruz. Hüsnü Mübarek Eylül 2007 tarihinde  %87  oy alarak seçilmişti. Eylül 2011 tarihinde Mısır’da Genel seçimler yapılacaktı. Darbeciler- ya da Halk!- 30 sene  sabrettikleri Mübarek’e 6 ay daha katlanabilselerdi Hüsnü Mübarek sandıkta yenilebilirdi. Öyle olmadı ve Mübarek darbeyle indirildi.  Belki uç bir yorum olacak ama, darbeciler, Türkiye’de olduğu gibi,  iktidarın sandıkta değişmesini istemediler.

      Sonuç: Türkiye’de darbelere savaş açanlar, acaba  Mısır’a hangi açıdan baktılar da oradaki hareketi ve iktidar değişikliğini alkışladılar? Hani iktidarlar sandıkla gelip sandıkla gidecekti! Eğer, meseleye sandığı sorgulayarak bakacaksak o zaman her yerdeki sandığı sorgulayalım. Şimdi düşünüyorum: Acaba  Kahire Tahrir meydanında  toplanan ve “Mübarek Git”  diye slogan atan ve sayıları değişik kaynaklarda 500 Bin ila 1 milyon olarak gösterilen  protestocuların arasında 4 sene önceki seçimde Mübarek’e oy veren insan yok mudur! Ya da Mübarek’ten nemalanan yok mudur! Bunların hepsi Mübarek’in ezdiği insanlar mıdır?

           Mısır sonu belli olmayan bir sürece girmiştir. İzleyip göreceğiz.

 

 

< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1695537
Bugün :   33
Aktif :   33

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com