Milli Eğitim Bakanı Başarılı mı?
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 

MİLLİ EĞİTİM BAKANI BAŞARILI MI?  

 

Prof. Dr. Durmuş Yılmaz  

 

Geçtiğimiz günlerde ( 26 Kasım 2010) Millî Eğitim Bakanı   Bayan Nimet Çubukçu  fakültemizi ziyaret etti.  “İlköğretim Öğrencilerinin Kitap Okuma Alışkanlıkları”  üzerine fakültemiz öğretim üyelerinden  Prof. Dr. Ali Murat Sümbül  ve arkadaşlarının tamamladığı bir projenin  tanıtım toplantısına katıldı ve bir de konuşma yaptı.  Bakan Hanım salona öğrencilerin alkışları arasında girdi ve  daha sonra da bir konuşma yaptı.  Konuşmasının en önemli bölümünü  değişik dünya ülkelerindeki kitap okuma  alışkanlıklarını gösteren istatistikksel rakamlar oluşturdu.   Buna göre  kitap okuma alışkanlıkları şöyle:

 İngiltere:          %24

Japonya:          % 19

ABD:               %  14

TÜRKİYE:     %0,1 ( Binde bir)

            Bakan Hanım  bu açıklamaları yaptı ve  şehrimizin  üst düzey bütün yöneticileri başta olmak üzere  herkes kitap okuma konusunda  nasıl bir cehalet içinde olduğumuzu gördü.  Toplantıda sırasıyla kürsüye çıkan bütün protokol üyeleri yöneticilerimiz ve  proje yürütücüsü öğretim üyesi de Millî  Eğitim Bakanımızı  Milli Eğitimdeki üstün başarılarından dolayı”kutladılar ve teşekkürler ettiler. Protokole mensup  yöneticilerimizin ( Vali, Belediye Başkanı, Rektör, Milli Eğitim Müdürü)  bakanımıza “Başarılarının devamını dileyerek” teşekkür etmeleri normaldir. Fakat  2 yerden gelen alkış ve teşekkür normal değildir.  Bunlardan birincisi araştırmayı yapan öğretim üyesinin alkış ve teşekkürü; diğeri de   Eğitim Fakültesi öğrencilerinin alkşıdır. Neden? Araştırmayı yapan öğretim üyesi bir acı gerçeği ortaya çıkarmıştır. Bakanın açıklamasında da görüldüğü gibi Türkiye’de  kitap okuma oranı  %0,1 yani binde 1  oranındadır. Bu halkımızın  dolayısıyla öğrencilerimizin  kitaptan ve okumaktan ne kadar uzak olduğunu göstermektedir.   8 seneden bu yana iktidar olan, yani ilkokula başlayan ve yeni okuma yazma öğrenen bir çocuğun liseye başladığı bir çağa kadar  eğitim hizmetlerini yürüten bir  siyasal kadronun  hangi başarısı alkışlanıyor?  Yani %0,1 lik bir okuma oranının  neresi başarıdır ki, bunun devamı temennisinde bulunuluyor? Yukarıda yazdığım gibi protokol üyelerini muaf tutuyorum, fakat araştırmayı yapan öğretim üyesi Türkiye’nin   millî eğitim politikasını ciddi bir biçimde eleştirmeli,  halkımızı kitaptan uzaklaştıran mevcut eğitim politikalarını değiştirmesi  hususunda bakanımızı uyarmalı  ve  önerilerini madde madde sıralamalıydı.

Alkışlayan ikinci kesime yani  öğretmen adayı öğrencilere gelince, onlar için söylenecek çok şey var ama, biz şu kadarını söyleyelim:

  1. 300 Bin öğretmen adayının görev beklediği  bir ortamda, “ Önümüzdeki ay 30 Bin öğretmenin atamasını yapacağız…”  diyen bir  Millî Eğitim Bakanı nasıl alkışlanır?  Alkışlamak mı  yoksa  “Geride kalan 270 Bin öğretmen ne olacak …”  diye sormak mı lazımdı !
  2.  Fakültede okuyan öğrenciler  beklemekte olan 270 Bin öğretmenin  gelecek yıl kendileri ile beraber yeniden 300 Bin sınırını aşacağını  ve neticede kendilerinin de  boşta kalacaklarını gördükleri halde hangi başarısından dolayı  bakanı alkışlıyorlar!
  3.  Ülkemizin her tarafında , hâlâ  “Birleşik  Sınıflar”da   ders okuyan öğrenciler ve bu sınıflarda  görev yapan öğretmenler olduğu halde  270 Bin öğretmenin açıkta  beklemesi nasıl  bir başarıdır ki,  öğretmen adayları tarafından alkışlanıyor!!!
  4.  İlköğretime başlayan öğrencilerin daha çocukluklarının  farkına varmadan hemen dersanelere koşup  ileride girecekleri sınavlara hazırlanmaları bir “Eğtim Başarısı” olarak görülebilir mi?
  5. Böyle bir eğitim politikasını sürdüren bir  Bakan nasıl olur da “ Başarılarının devamı…”  dilek ve temennisi ile  alkışlanır?

Öğretmenlerin atanmamaları, o genç beyinlerde  nasıl bir psikolojik  tahribat yaratıyor acaba, bunu araştıran oldu mu? Mesela, en zor bölümlerden olan Matematik Bölümünü kazanan ve zor şartlar altında okuyup mezun olan ve neticede  KPSS  diye bilinen sınava girip oradan da  90 (Doksan)  puan aldığı halde  Başarısız bulunarak  atanmıyorsa, bu genç insan  daha fazla ne  yapabilir ki… Matematik bölümünü bütün zorluklara aşarak kazanmış. Bu zor bölümü başarı ile bitirerek mezun olmuş. Devletin açtığı öğretmenlik sınavında 90 puan gibi yüksek bir puan almış. Fakat yine de öğretmen olamamış!  Bu gençten  daha fazla ne yapmasını bekliyoruz, bilen birisi bunu açıklasa iyi olur.

      Son söz:  Atanamayan öğretmenlerin derdi benim derdimdir. 35 seneden bu yana öğretmen yetiştiren bir kurumda çalışıyorum. Okuttuğum öğrencilerin öğretmen olmalarını istiyorum. Onları öğretmen olmaları için okutuyorum, öğretmen olacak şeklide okutuyorum. Onlar öğretmen olamadıkları zaman kendi emeğimin boşa gittiğini düşünüyorum. Son 8 yıla kadar öğrencilerimin   %90’dan fazlası öğretmen oluyordu. Onlar şimdi güzel ülkemin güzel köşelerinde    Türkiye’nin geleceği demek olan  çocuklarımızı okutuyorlar. Fakat son 8 senede bu oran düştükçe düştü ve  şimdi mezunlarımızın  en fazla % 10 ‘u öğretmen oluyor.  Kalan %90’ı  geçimlerini sağlamak için başka işler arıyorlar. Bir kısmı da polis oluyor ki,  benim  ideallerime en ters olanı da budur. Zira benim, eline kalem, kitap verdiğim öğrencilerime devletimiz cop veriyor, silah veriyor.

 

 

 

            Bu duruma son verilmelidir. “Taşımalı  Sistem”den vaz geçilmelidir. Her okula her  alandan öğretmen ataması yapılmalıdır. 

 

 

 

Daha fazla sayıda öğretmen alınmamasının sebebi eğer  “Para”  meselesi  ise, devletimizin nerelere  ne kadar harcamalar yaptığı bir kere daha gözden geçirilirse öğretmen için para ayrılmamasının   nasıl bir yanlış olduğu bir kere daha açığa çıkacaktır.  Geleceğini düşünen bir devlet  öğretmenin  maaşından  tasarruf edemez.  Tasarruf  başka alanlardan  yapılsın.. Toplumun ve devletin geleceğini hazırlayacak öğretmenin yeri  yalnızca öğrencilerinin yanıdır. Okuldur, sınıftır.

Biz ancak böyle düşünen bakanları alkışlarız.

 

 

 

< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1695552
Bugün :   48
Aktif :   48

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com