REFERANDUMDA NASIL OY VERELİM?
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 

REFERANDUM (HALK OYLAMASI)  

Prof. Dr. Durmuş Yılmaz 

            Halk Oylaması, demokrasilerde bir yöntem olarak, özellikle 2. Dünya Savaşından sonra  bir kısım ülkelerde uygulanan  bir çeşit “Yasama  Faaliyeti”dir. Eski Yunan  “Doğrudan Demokrasileri”nin Yasama Yöntemi olan bu uygulama, günümüzde ekonomik ve  sosyokültürel bakımdan  homojen bir görünüm arz eden   federal ve kantonal sistem üzere yönetilen devletlerde,  eyalet ve kantonlarda bazı  yasaların çıkarılmasında  doğrudan halka başvurulması şeklinde açıklanabilecek bir uygulamadır. Demokratik ülkelerin hemen hepsinin yasa veya anayasalarında var olmakla birlikte  bazı ülkelerde uygulama pek nadirdir. Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Çin  gibi gerek nüfus ve yüzölçümü yönünden büyük ve gerekse  sosyokültürel ve ekonomik yönden heterojen yapılı ülkelerde hemen hemen hiç uyugulanmaz. Demokrasilerde ileri ülke sayılan Batı Avrupa ülkelerinde de  “Temel İnsan Hakları” mülahazası ile uygulanmaz. Zira demokrasilerde  “İnsan Hakları” cümlesine girebilecek konular çoğunluk kararına tâbi tutulamaz. Halk Oylaması ise çoğunluğun tercihinin  “Doğru”  olarak kabul edilmesi anlamana gelir ki,  bu anlayış günümüzün demokrasi anlayışı ile asla bağdaşmaz. Zira demokrasilerde “Doğru”nun bulunması   çoğunluğa sorularak değil, akıl ve ilim ile olur. İşte bundan dolayı  çoğunluğun tercihi her zaman “Doğru”  olarak alınamaz.

 

 

            Halk Oylamasının uygulandığı bazı ülkelerde de  yukarıda işaret ettiğimiz  “Ekonomik ve Sosyokültürel Homojenite”ye dikkat edilir. Bunun için federal ve kantonal ülkelerde (Almanya ve İsviçre gibi) halk oylaması bütün ülke düzeyinden ziyade bazı eyalet ve kantonlarda uygulanır. Yani daha  yerel ve insan hakları ile ilgisi bulunmayan meselelerde halkın görüşüne başvurulur. Kaldı ki,  İsviçre’de 2009 senesinde  yapılan bir halk oylaması sonucunda kabul edilen   “Minare ve Ezan Yasağı” çok tartışmaya yol açmıştır.

 

 

            Türkiye’deki güncel Referanduma (Halk Oylaması) gelince: Önce şu hususu  vurgulamak istiyorum ki,  Türkiye  sosyokültürel ve ekonomik yönden homojen değil, heterojen yapılı bir ülkedir. Yurttaşların eğitim ve sosyal durumları gibi ekonomik durumları da  bir birinden çok farklı ve aradaki yelpaze çok geniştir. Bu durumda olan ülkelerde  bireylerin olaylara bakış açısı  büyük farklılık arz eder. Ülkenin bazı  bölgelerindeki terör ve feodal  toplumsal yapı da buna eklenirse halk oylamalarından  hangi yönde olursa olsun sağlıklı sonuçlar çıkmayacağı bilimsel bir gerçektir. Şu anda  herkesçe kötülenen ve hatta lanetlenen (!)  82 anayasasına halkın %92 ile EVET  dediği de unutulmamalıdır. Yine unutulmamalıdır ki, 1982 yılı Kasım ayında  halkı baskı altına alacak bir terör ve terör örgütü de olmadığı gibi halkın hür iradesinin tecellisini engelleyecek dinsel veya sosyal feodalite de şimdiki boyutta  değildi.

 

 

Bu kısa açıklamadan sonra şimdi de  Türkiye’deki duruma geçelim. Bilindiği gibi  mevcut anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesi ile ilgili olan bu halk oylaması  TBMM’de AKP  hükümetinin teşebbüsü ile ileri çıkan fakat  367 üzeri oy alınamamasından dolayı  halk oylamasına gidilmesi zarureti ortaya çıkan bir meseledir.  Eğer AKP’nin hazırladığı Anayasa  değişikliği taslağı TBMM’de 367  üzeri oy alabilse idi bu halk oylaması olmayacaktı. Yine hatırlanacaktır ki, 1991 ve sonraki yıllarda TBMM tarafından anayasanın 60’dan fazla maddesi değiştirilmiştir. Bunların hiç birisinde Halk Oylamasına ihtiyaç duyulmamıştır. Zamanın parti ve hükümetleri bu değişiklikleri uzlaşma ile  yapmışlardır.  Fakat 22 ve 23.  Dönem parlamentosunda çoğunluğa sahip olarak iktidar olan AKP  her nedense (!)  demokrasinin en temel ilkesi olan Uzlaşma (Consensus)konusunu önemsememiş ve dayatmacı bir tavır sergilemiştir. Bu tavrın sonucu olarak Türk halkı 2007 yılı Temmuz ayında , zamanından 4 ay önce Genel  seçime  ve ardından da   Cumhurbaşkanlığı seçimine gitmek zorunda kalmış, şimdi de mübarek Ramazan ayında büyük masraflar yapılarak ve mesailer harcanarak  halk oylamasına gitmek zorunda bırakılmıştır. Parti genel başkanlarının ve özellikle de Başbakan’ın  gezileri alınan olağanüstü güvenlik tedbirleri nedeniyle  halkı canından bezdirecek seviyeye gelmiştir.  Yollar kapatılmış, trafik kilitlenmiş, bir çok yerde daireler tatil edilmiş, binlerce insan oradan oraya nakledilmiş vs. Bütün bunlar ne için yapılıyor? Referandumda halk “EVET”  desin diye. Muhalefet de  aynı tempoda HAYIR  kampanyası sürdürüyor. Sonuç ne olacak veya nasıl tecelli edecek? Şimdi herkes bunu konuşuyor.

 

 

Ben  şimdi  esnafa, memura, işçiye,  köylüye, işverene, öğrenciye, öğretmene, polise, doktora, hastaya…herkese soruyorum: Referandumda EVET  çıkarsa  hangi insanların hangi sorunları çözülecektir?

 

 

Birinci soru grubu:

 

 

 Memurun, emeklinin  maaşı mı artacak? Öğrencinin bursu mu artacak?  Buğdayın, arpanın, pancarın,  fındığın, çayın fiatı mı artacak? 5 yıldan beri biriken ve sayıları 200 bini geçen atanamayan öğretmenler atanacaklar mı? Üniversiteye giremeyen öğrenciler üniversiteye mi girecekler? Üniversite mezunu yüz binlerce işsiz iş mi bulacak?

 

 

İkinci Soru Grubu:  Benzinin fiatı  düşecek mi? Ev kiraları düşecek mi? Et, süt, peynir … temel gıda maddeleri ucuzlayacak mı? Üniversite öğrencilerinin harçları düşecek mi? Özel okul fiatları  düşecek mi? Faizler düşecek mi? Evsiz yurttaşlar ev sabi olacaklar mı? Hastanelerde kuyruklar azalacak, hastalar istediği doktorlara muayene olabilecekler mi?

 

 

Biraz da demokrasi kalitesi ile sorular soralım:

 

 

Üçüncü soru grubu:

 

 

“Liderokrasi”ye dönüşen demokrasi , lider sultasından kurtarılarak gerçek halk idaresine dönüşecek mi? Halk liderin belirlediği adaylara değil de kendi seçtiği  adaylara oy verebilecek mi? Usulsüz telefon dinlemeler sona erecek mi?  Cezaya dönüşen tutuklamalar bitecek mi?  Yıllardan beri hapis yatan Ergenekon  zanlıları  ne ile suçlandıklarını öğrenebilecekler mi?  

 

 

            Şimdi sonuca geliyorum:        O halde  referandumda nasıl oy vermeli? Ya da EVET mi HAYIR mı demeli?

 

 

Cevabı en kolay soru budur: Yukarıda 3 grupta sorduğum sorulara EVET  cevabını verenler  Refrandumda da EVET  demelidirler. Yukarıdaki sorulara HAYIR  cevabını verenler Referandumda da HAYIR  demelidirler.

 

 

 İşte gördünüz,  olay bu kadar basit.

 

 

 

 

< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1695598
Bugün :   94
Aktif :   94

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com