DEMOKRASİ BU MU?
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 

DEMOKRASİ BU MU?  

Prof. Dr. Durmuş Yılmaz  

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kamuoyunun beklemediği bir durumla karşılaştı ve 37 yıllık parlamenter ve aynı dönemler içinde   siyasal hayatta hep ön planda bulunan  Genel Başkan Deniz Baykal bu görevinden istifa etti. Kongreye 10 gün kala ortaya çıkan bu beklenmedik durum CHP taraftarları kadar belki de daha fazla  genel kamuoyunun ilgisini çekti. Zira 8 yıllık Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarı karşısında  Anamuhalefet Partisi olması hasebiyle CHP ve ayrıca  deneyimli bir siyasetçi ve etkili bir hatip olması hasebiyle de Deniz Baykal   Türkiye’de önemli bir halk tabanının umudu durumunda bulunuyordu. 37 yıllık siyasetçi Deniz Baykal’ın  -tabir yerindeyse- yarım saat içinde   yıkılması herkesi çok şaşırttı. CHP  zaten olağan kongre  sürecinde idi ve 22 Mayıs 2010 tarihinde kongre  gerçekleşecek  ve  Türkiye’nin en eski ve devleti kuran partisi yoluna devam edecek.

            Bu genel Giriş’ten sonra biz asıl konuya gelelim ve  şu son günlerde CHP içinde yaşananlara bakarak Demokrasi’nin neresinde olduğumuzu  birlikte tayin etmeye çalışalım. Şöyle:  Deniz Baykal’ın istifasının  üzerinden birkaç gün geçtikten sonra biraz da medyanın etkisi ile  Kemal Kılıçdaroğlu  Genel Başkanlık için adaylığını açıkladı.  Zira 2009 Yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığında  CHP’nin oylarını artırmakla kalmamış sonraki çalışmaları ve  iktidar mensubu bazı milletvekili ve yöneticiler hakkında hazırladığı dosyalarla  kamuoyunda “Dürüst Siyasetçi”  imajı kazanmıştı. Bu müktesebatını  kullanmak istedi ve aday oldu. Buraya kadar her şey normal. Fakat  Kılıçdaroğlu adaylığını açıklayınca  partinin Genel Sekreteri başta olmak üzere  bir kısım üst düzey yönetici, yani Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri çoğunluğu Kılıçdaroğlu’nun lehinde olmak üzere görüşlerini açık ettiler. Yani yaklaşan Genel Kongrede nasıl oy kullanacaklarını beyan ettiler.  Bunlara  77 il başkanı da katıldı ve onlar da yayınladıkları bildiri ile oylarını açık ettiler. İşte bizim itirazım burayadır.  Bu durum demokrasinin genel ilkelerine aykırıdır.  Neden derseniz, açıklayalım:  Partinin Genel Yönetim Kurulunun görevi, Genel Kongreyi yasa ve tüzüğe uygun olarak yaptırmaktır.  Genel Başkan, gizli oyla delegeler tarafından seçilecektir.  Üst düzey yöneticiler partinin her taraftarına ve  kongrelerde ortaya çıkacak her adaya eşit uzaklıkta durmak zorundadırlar. Adaylardan her hangi birisinin yanında yer alırsa   diğer adayların durumu nasıl olur? Üst düzey yöneticilerin  oylarını açıklamaları delegeleri etki altına almış olmaz mı? Ya da bu amaca hizmet etmez mi?  Bu demokrasiye uyar mı? Eğer herkes oyunu açıklayacaksa  o zaman gizli oyun bir anlamı kalır mı? Şu noktayı unutmamak lazımdır: Bizim ülkemizde kötü bir alışkanlık var: İnsanlar  oylarını önceden açıklamayı mertlik sayıyorlar. Yani “Benim kimseden saklım gizlim yok…Ben kimseden korkmam…Kime oy vereceğimi de  önceden beyan ederim…” Bu tavır, demokrasicahili toplumlarda sıkça görülür. Demokrasiyi içselleştirmiş  bütün toplumlarda  seçimlerde gizli oy esastır.  Oyun gizli kullanılacak olması,  seçmenlerin  oylarını gizli vererek  herkese şirin görünmesi anlamına gelmez. Oyun gizli olması ve önceden açıklanmayacak olması demokrasilerde bireye duyulan saygının gereğidir. Zira  bir seçmenin her hangi bir seçimde oyunu önceden açıklaması, başkalarının oyunu etkilemek amacına yöneliktir ki bu demokrasiye  temelinde aykırıdır. Zira demokraside  seçmenlerin  hiç kimsenin etkisi altında kalmadan hür iradeleri ile oylarını kullanabilmeleri esastır. Şimdi mevcut duruma bakalım: Partinin Genel Sekreteri oyunu  bir aday lehine açıklıyor. Peki başka bir aday daha çıkarsa Genel  Sekreter peşinen o adaya karşı olmuş olmuyor mu?  Bu demokrasiye uygun bir tavır mıdır? Genel Sekreter bütün partililerin genel sekreteridir, sadece bir adaya değil, hepsine  eşit uzaklıkta durması gerek mez mi?.

Sonuç olarak:  Demokrasinin vaz geçilmez unsurları olan siyasal partilerimiz maalesef demokrasinin daha alfabesinde hata yapıyorlar. Kendi içlerinde demokrasiyi uygulamayan partilerimizin Türkiye’de demokrasiyi güçlendireceklerine ne kadar inanabiliriz?

< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1695212
Bugün :   164
Aktif :   164

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com