KONYA VE SELÇUK ÜNİVERSİTESİ
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 

KONYA VE SELÇUK ÜNİVERSİTESİ

 

Prof. Dr. Durmuş yılmaz

 

Üniversitemizde uzunca bir süreden beri dolaşan “Yolsuzluk İddiaları” dedikodu olmaktan çıkmış ve  17 Kasım 2008 tarihinde Rektör Sayın  Prof. Dr. Süleyman  Okudan ve bir kısım öğretim üyesi ve üniversite çalışanlarının göz altına alınması ve 20 Kasım 2008 tarihinde de  tutuklanmaları ile  sonuçlanan bir yasal sürece girmiştir. Olay Türk ve yabancı medya kuruluşlarında geniş yankı bulmuş ve dünyanın  her tarafında Selçuk Üniversitesi, maalesef, yolsuzluk suçlamaları  ile anılır olmuştur. Bu durum  tüm şehir halkını olduğu gibi başta öğretim üye ve yardımcıları olmak üzere öğrencilerimiz ve çalışanlarımızı  da  fazlasıyla üzmüştür. Ayrıca saygın bir eğitim kurumu ve bilim yuvası  olan Selçuk Üniversitesi’nin itibarı  ciddî aşınmaya uğramıştır. Biz öğretim üyeleri olarak Rektör Sayın Prof. Dr. Süleyman Okudan’ın suçsuz olduğuna inanmak ve yasal sürecin sonunda aklanarak  çıkmasını temenni etmekle birlikte mahkemeye intikal etmiş bir meselede daha fazla görüş  ortaya koymayı ve yorum yapmayı doğru bulmuyoruz.

 

Konya’nın göz bebeği  ve Türkiye’nin saygın bir eğitim kurumu ve bilim yuvası olan  üniversitemizin, yaşanan  bu olaylar karşısında daha fazla yıpranmaması için başta biz öğretim üyeleri olmak üzere herkese  düşen çok önemli görevler vardır. Bunları  kısaca sıralamak istiyorum:

 

1.Öğretim üyeleri olarak bizler, mahkemeye intikal etmiş olan bu mesele karşısında  her çeşit kişisel mülâhazalardan uzak durarak adaletin tecellisini beklemeli ve mümkünse, yardımcı olmalıyız. Yaklaşık 1 sene önce yapılan rektörlük seçiminde  Prof. Dr. Süleyman Okudan’ın yanında yer alanlar da, karşısında yer alanlar da, bir bilim insanı olgunluğu   içinde  hareket etmeliler  ve konu ile ilgili  olarak lehte ve aleyhte mahkemeyi etkileyecek görüş  ve düşünce ortaya koymaktan özenle kaçınmalıdırlar. Rektörümüz Prof. Dr. Süleyman Okudan’ın içine düştüğü ve üniversitemizi içine düşürdüğü durumdan ne kadar üzülmüş olursak olalım Türk adaletine karşı güvenimiz asla sarsılmasın.   Bu konuda, özellikle, bazı art niyetlilerin olabileceğini ve öğretim üyelerini tahrik etmeye çalışacaklarını da asla gözden uzak tutmayalım.

2.Geçtiğimiz seneler içinde  rektörlük seçimleri sebebiyle zaten  birlik ve bütünlüğü ciddi olarak zarar görmüş olan  üniversitemizin  bu olay sebebiyle  öğretim üyeleri arasındaki ayrılıkları daha da keskinleştirmeye  kimsenin hakkı yoktur.  Bir kısım öğretim üyelerinin siyasal ortamlarda sıkça gördüğümüz “… O nerede biz oradayız…”benzeri basit politik gösteriler yapmaları üniversite ve bilim adamı  ağırlığı ile asla bağdaşmaz. Böyle  gereksiz dalkavukluklara  rağbet etmeyelim, yardımcı olmayalım.

 

3.Konya medyasının da haber ve yorumlarında  aynı titizliği göstermesi şehrimizin ve üniversitemizin huzuru bakımından oldukça önemlidir. Bu kuruluşlarımızdan da  üniversitenin iç huzurunu ve bilimsel çalışma ortamını olumsuz yönde etkileyecek değerlendirmelerden uzak durmalarını bekliyoruz. Zaten mahkemeye intikal etmiş bir meselede  haber ve yorumlarda titizlik gösterilmesi yasa gereğidir.

 

4.Türkiye’nin büyük üniversitelerinden biri olan Selçuk Üniversitesi’nin  içine düştüğü bu olumsuz ortamdan bir an önce kurtulması,  bilimsel araştırmalarına hız kesmeden devam etmesi  ve eğitim öğretim hayatını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi için üniversitemizin her seviyedeki görevlilerinin  sorumluluk duygusu ile hareket etmelerini ve üniversite işlerimizin düzenli bir şekilde yürümesi için gereken titizliği  ve fedakârlığı göstermelerinin vicdanî, meslekî ve yasal  bir zorunluluk olduğu da unutulmamalıdır.

 

Sonuç olarak, bu gün, benim de 32 seneden beri görev yaptığım üniversitem,  Selçuk Üniversitesi, hiç de hak etmediği bir duruma düşmüş ve başındaki rektör, bir çok ağır ve yüz kızartıcı suçlamalar ile (medyaya intikal eden) tutuklanarak hapse girmiştir. Dâvânın ne şekilde sonuçlanacağını bilmediğimiz gibi ne şekilde yürüyeceğini de bilmiyoruz. Bildiğimiz bir tek şey var ki, o da üniversitemizin içine düştüğü bu olumsuz durumdan bir an önce kurtulması gerektiğidir. Bu konuda her halde Yüksek Öğretim Kurulu da (YÖK) bir şey yapacaktır.  Sabırla bekleyelim ve görelim.

 

< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1695539
Bugün :   35
Aktif :   35

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com