“MUSTAFA “ FİLMİ İÇİN
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 

“MUSTAFA “ FİLMİ  İÇİN

 

Prof. Dr. Durmuş Yılmaz

 

Sabancı  Grup Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı’nın  önemli maddî  desteği ile gazeteci Can Dündar tarafından  hazırlanan ve  cumhuriyetimizin 85. yıldönümünde gösterime giren ve Atatürk’ü-yapımcısının ifadesiyle-  bu güne kadar ele alınmayan bir yönüyle, yani, onun tarihî  kişiliğinden çok insan olarak Mustafa Kemal’i anlatmak maksadıyla  ele alınarak hazırlanan  bir belgesel film  olan  “Mustafa”  yı ben de  geçtiğimiz Perşembe günü  izledim. Film 75 dakika sürüyor. Filmde, Musta Kemal’in hayatı doğumundan ölümüne kadar,  ana başlıkları ile veriliyor.

Önce  şu genel bilgiyi hatırlayalım:

 1. Tarihî  konulu filmlerde  dikkat edilmesi gereken  hususların başında   “Sadakat”  gelir.  Yani  olayların yeri, zamanı, kahramanları, kostümleri,  kullanılan eşyalar ve dile sadık kalmak gerekir. Bundan dolayı, konusunu tarihten alan filmlerin fazladan bir zorluğu vardır. Bu zorluğu aşmak için yapımcılar bir “Tarih Danışmanı”  bulundururlar. Jenerikten anladığımız kadarıyla bu filme bir Tarih Danışmanı yoktu.

 2.  Mustafa Kemal gibi bir liderin konu edildiği yapımlarda, vurgulanacak hususların üzerinde çok titiz çalışmak gerekir. Zira, insanların böyle yapımlardan beklentileri  hem çok fazla, hem de çok farklı olur. Elbette herkesin beklentisine cevap verilemez, fakat  devlet kurmuş bir liderin hayatı senaryolaştırılırken her halde  örgü ve kurgu bu özelliğin etrafında oluşturulur.

3. Mustafa Kemal, Asker(Komutan-Başkomutan), devlet kurucusu (Politikacı, mebus, Meclis başkanı, cumhurbaşkanı) ve  devrimci (İnkılâpçı-reformcu) olmak üzere 3 boyutlu bir liderdir. Senaryo hazırlanırken bu boyutlar göz ardı edilemez. Hatta, liderlerin özel hayatları, tarihî  kişilik ve kimliklerinin içinde erir, yok olur.  Mustafa Kemal de öyle olmuştur.

Filme gelirsek, önce şu düşüncemi hemen ifade etmeliyim ki, Mustafa Kemal’in 57 yıllık hayatında başardıklarının  sadece başlıkları bile 75 dakikada sıralanamıyor. Milletlerin hayatında yüzyılları alacak gelişmeleri Mustafa Kemal  çok çok kısa zaman aralığına sığdırmış. Bu, onun dehasını ve büyüklüğünü açıkça ortaya koyuyor. Filmde Can Dündar, Mustafa Kemal’i, gerçekten “Mustafa”  olarak ele almış. Bilindiği gibi Mustafa Kemal  hakkında biografik çalışma yapan her araştırmacı ya da yazar, onun yukarıda belirttiğimiz 3 boyutunu ortaya koymaya çalışırlar. Şevket  Süreya Aydemir, Tek Adam; Lord Kinross, Atatürk; Andrew Mango, Atatürk. Bu ve benzer eserlerin hepsi  Mustafa Kemal’in  bu 3 boyutunu ortaya koymaya çalışmışlardır. Can Dündar farklı bir şey yapmış ve  belgesel filmini tek boyuta indirgemiştir. Can Dündar tercihini böyle yapmış olabilir, ya da kendi düşüncesine göre, Mustafa Kemal’in  tarihî  vasıfları bu güne kadar yeterince yazıldı, çizildi, konuşuldu, diye düşünmüş  olabilir. “Ben de Mustafa Kemal’i  farklı bir bakış açısından ele alayım…”  demiş olabilir. İşte buraya çok dikkat etmek lazım. Zira,  o  farklı bir yön, Mustafa Kemal’i kendi ideolojilerine alet etmek isteyenlere  fırsat vermiş olabilir. Filmde geçen “…Kürtlere özerklik verilecektir…”  gibi ifadeler  bu cümledendir. “…Çocukluğunda  Kaymak Hafızdan yediği tokadın acısını Hilafeti kaldırmakla çıkarmıştır, ya da o tokadın öcünü almıştır”  şeklinde ifadeler ciddi bir yapımın içinde hiç gitmemiştir. Bir şaka, ya da espri olarak bile kabul edilmesi mümkün değildir.

Filmde, Mustafa Kemal’in çocukluk sahneleri, Latife Hanımla tanışması, evlenmesi, boşanması; Fikriye Hanım’ın Almanya’da kaplıca tedavisi, piano resitalleri  vb.  detay konulara fazlaca yer verilmesine rağmen, Erzurum ve Sivas kongreleri, Meclis-i mebusan seçimleri, Misak-ı Millî  gibi konulara hiç değinilmemiştir. Ayrıca Mustafa Kemal’in İslam dini   hakkında  söyledikleri güzel sözlere, Balıkesir Zağanos Paşa camiindeki hutbesine, Amasya müftüsü Kamil efendi hakkındaki övücü sözlerine, Elmalı Hocaya  yaptırttığı Kur’an tefsirine, Sahih-i Buharî’nin Türkçeye tercüme ettirilip  yayınlanmasına yaptığı katkılardan da hiç söz edilmemiştir.

Cumhuriyetin  ilanı gibi reformlar (İnkılâplar) da  atlanmış ve yalnızca bazı başlıklara  yer verilmiştir. Bu şekilde yukarıda ifade ettiğimiz  devrimci Atatürk de atlanmıştır. 1934’den sonra  “Çankaya’da bir yalnız adam”  imajı çiziliyor. Burada belk de  Türkiye Cumhuriyeti’nin ve kurumlarının yerli yerine oturduğu, hükümetin ülke ve devlet idaresini ele aldığı, parlamenter sistemde zaten sınırlı ve sembolik yetkisi olan cumhurbaşkanlarının  biraz yalnızlaştığı vurgulanmak istenmiş olabilir.  Fakat bu kısımda  fazlaca abartıya kaçıldığı kesindir. Bu sahnelerin  Hatay meselesi ile biraz renklendirilmesi doğru olmuştur.

Sonuç: “Mustafa”  filmi, Atatürk’ün  sadece insanî  yönüne ağırlık veren, komutan ve devlet kurucu yönlerini geri plana düşüren bir belgesel filmdir. Fakat bu geri plana düşürmede her hangi bir kasıt veya  ard niyet  aramayı doğru bulmadığımızı ifade edelim. Belki de filmin bir “Tarih”  kitabı gibi olması istenmemiştir. Yine unutmayalım ki, bu bir filmdir, yapımdır, kurgudur.  Ben bu gözle filmi izledim. Bazı abartılı kısımların- bunların başında  içki sofraları ve sigara geliyor-  bulunmasını bu şeklide izah ediyorum. Şu hususu özellikle altını çizerek belirtmek isterim ki,  Atatürk’ün  sofrasında içki bulunduğunu dönemin bütün tanıkları doğrularlar, fakat  yine dönemin hiçbir tanığı Atatürk’ün her hangi bir  yerde, her hangi bir yemekten sarhoş olmuş olarak kalktığını söylememişledir. Yani Atatürk  - bazılarının zannettiği gibi, içki düşkünü bir lider değildir ve hiç olmamıştır. Bu yönden bakıldığında  filmde Atatürk’ün içkisi konusunda  fazlaca bir abartı olduğu gözden kaçmamaktadır. Son yıllarında yalnız kaldığı şeklinde yaratılan imajı  da aynı şekilde  fazlaca abartılmış  bir kurgu olarak  değerlendirmek gerekir.

Son söz: Mustafa Kemal, her geçen gün gerçekten daha da büyümektedir. Dehası ve  öngörüsü daha çok takdir edilmektedir. Yalnızca Türkiye için değil, bütün Türkler için  hatta dünya barışı için  onun ilkelerinin  ne kadar önemli olduğu her geçen gün daha iyi anlaşılmaktadır.

 

< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1695124
Bugün :   76
Aktif :   76

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com