GÖNÜL KÖPRÜSÜ MÜ DEDİNİZ?
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 

GÖNÜL KÖPRÜSÜ MÜ DEDİNİZ?

Prof. Dr. Durmuş Yılmaz

Millî  Eğitim Bakanlığı bu yıl yeni bir projeyi uygulamaya koyarak binlerce ilköğretim öğrencisini doğudan batıya, batıdan doğuya gezdiriyor. Öğrenciler de bu durumdan çok memnun ve mutlular. Böyle uygulamalar bir eğitimci olarak bizim de yıllardan beri savunduğumuz güzel faaliyetlerdendir. Kim düşünmüş ise iyi etmiş hoş etmiş. Hatta sadece öğrencileri değil, öğretmenlerin de hizmetiçi eğitim kursları keşke bu proje doğrultusunda yapılsa. Öğretmenlerimiz hem tatil  yapabilseler hem de mesleklerindeki gelişmeleri  böyle toplantı ve gezilerle izleyebilseler. Fakat bizim, projenin adına itirazımız var. Bu projenin adı “Gönül Köprüsü”  olmamalıydı. Neden? Bu isim sanki Kars’da, Van’da, Diyarbakır’da  oturan öğrencilerin Ankara, İstanbul, İzmir, Manisa’da oturan öğrencilerle aralarında bir duygu, düşünce, fikir ayrılığı ve anlaşmazlığı  varmış gibi bir his uyandırıyor. Sanki bu gezilerde küs öğrenciler barıştırılıyormuş gibi bir hava hissediliyor.  Hazırlanan  spot tanıtım programlarında öğrenciler  “…Ben bu yaşıma kadar hiç inek sağmamıştım…”, ya da ben bu güne kadar hiç deniz görmemiştim…”  gibi cümlelerle duygularını ifade ediyorlar.  Bu cümlelerin de çocuklara ezberlettirildiği  hemen anlaşılıyor. Diğer bir husus da şudur: Türkiye’nin doğusu da batısı da bir birine yabancı değildir. İstanbul’da oturan Vanlı sayısı Van’ın nüfusundan fazladır. Bursa da öyledir, İzmir de öyledir. Batıdaki insanlar da doğuyu tanırlar.  Batı ve Orta Anadolu’nun gençleri askerliklerini  genellikle doğu bölgelerinde yaparlar. Bu durum şehitlerimizden de anlaşılmıyor mu? 18 Temmuz günü toprağa verilen  2 şehidimizden biri Antalya’da diğeri de Kırıkklale’de toprağa verilmedi mi? Aynı şekilde doğu şehirlerimizin gençleri de  diğer bölgelerde askerliklerini yapıyorlar. Peki, Millî Eğitim Bakanlığı’nın bu projesinin adı ne olmalıydı?  GÜZEL YURDUMUZU TANIYALIM”   olmalıydı. Hatta şöyle bir slogan da söylenebilirdi: Ey Türk Çocuğu! Yurdunu Tanı! Yurdunu Sev! Yurdunu Koru! Gerçekten de  güzel yurdumuzu tanımalıyız.  Güzelliklerini gördükçe ve tanıdıkça onu  muhakkak daha çok seveceğiz. Sonuçta sevdiğimiz her şey gibi onu da koruyacağız.  Proje  kapsamında  geziye götürülen çocuklarımız da   “…hayatımda hiç inek sağmamıştım”, ya da “…hayatımda hiç deniz görmemiştim…” gibi  cümleler yerine   daha çocuksu  ve daha duygu yüklü cümlelerle  yurt tanıtımında rol üstlenebilirlerdi.  Konya’ya gelen gruptaki öğrenciler Sarayönü ilçemize götürülmüşler ve çocuklar da Sarayönü’nü çok sevmişler. Eminim ki çocuklar Bozkır’a götürülseler  orayı da muhakkak çok severlerdi. Hatta Bozkır’ın çocukları da Sarayönü’nü hiç görmemişlerdir.  Akşehir’i görmeyen de çoktur. Doğanhisar’ı gören hiç yoktur.  Beyşehir’e götürülseler hayranlıklarını gizleyemezlerdi.

Sonuç olarak: Proje yerinde ve güzeldir. Adını tutmadım.  Önem verdiğim husus ise, çocuklarımıza ayrılık ve farklılık duyguları aşılamaktan özenle kaçınmalıyız. Hatta onlara öyle bir şey hissettirmemeliyiz. Çocuklar kendi ülkelerinde gezdiklerini iliklerine kadar hissetmeliler, başka bir ülkeden geliyormuş gibi değil.

 

 

 

< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1695652
Bugün :   148
Aktif :   148

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com