TARİH ÖĞRETİMİNDE EDEBİYAT VE SANAT ESERLERİNİN YERİ VE ÖNEMİ
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 

TARİH ÖĞRETİMİNDE EDEBİYAT VE SANAT ESERLERİNİN YERİ VE ÖNEMİ

 

Prof. Dr. Durmuş Yılmaz

 

 

Giriş

 

 

Tarihî olayların öğrenilmesinde ve özellikle kavranılmasında tarih alanında ilim adamı ve araştırmacılar tarafından yazılmış olan  kitaplar, tartışmasız bir şekilde birinci dereceden önem arz etmektedirler. Bu kitaplar, doğrudan ana kaynaklara dayanması ve tarih ilminin inceleme metoduyla yazılmış olması sebebiyle tarihî  olaylar hakkında araştırma yapacak olan herkese yardımcı olmaktadırlar. Fakat Tarih Ders kitapları bu manada birer araştırma eseri değildir. Ders kitapları, tarihin ana kavramlarını, çağları, çağların özelliklerini, devletlerin kuruluş  ve yıkılışlarını, bunların genel sebep ve sonuçlarını toplu bir bakış açısından vermeleri ile tanınırlar. Özellikle tarihî olayları kronolojik bir sıra içinde sunarlar. Bunun yanında ders kitapları, başlangıçtan günümüze geniş bir zaman  içinde meydana gelen ve belirli büyüklükteki coğrafî  alanları etkileyen deprem, sel, yanardağ patlamaları, salgın hastalıklar vb. doğal olayları da genel hatları ile verirler.

Özel bir alan eğitimi almayan  ve henüz mesleğini seçmemiş olan ilk ve ortaöğretim öğrencilerine  okutulan tarih dersleri, ileride çeşitli mesleklere dağılacak olan genç insanlar için  bir “Genel Kültür”  dersi olmaktan öteye, insanlık tarihi, ulusal tarih, yurt ve dünya, atalarımızın evrensel medeniyete katkısı… gibi konularda temel bilgiler vermektedir.. O halde Tarih Ders kitapları hazırlanırken bu husus mutlaka göz önünde bulundurulmalı ve tarih ders kitapları hazırlanırken verilen bilgilerin zihinlere daha kolay yerleşmesini sağlayacak görsel ve yardımcı malzemelerle zenginleştirilmesi kaçınılmaz olmaktadır. Diğer taraftan, Tarih dersleri, devlet için “İyi Vatandaş”  yetiştirmede önemli bir yere sahiptir. Şöyle ki, öğrendiği tarihî olaylar öğrencide geçmişte atalarının insanlığa ve medeniyete yaptığı büyük katkılar yanında, yurt ve bağımsızlığın korunmasında yaptıkları büyük fedakarlıkları da gösterecektir. Üzerinde yaşadığı toprakların vatan yapılmasında kanlarını döken ve canlarını feda eden atalarına layık olabilmek için daha büyük bir azim ve inançla çalışacak ve atalarına layık olabilmenin gayreti içinde olacaktır. “Millî Tarih Şuuru”  olarak adlandırılan bu duygunun gelişmesi ileride yetişkin bir yurttaş olacak olan  öğrencinin  vatanına, milletine ve devletine  karşı mensubiyet duygusu güçlenecektir.  

İşte bu noktada, Tarih ders kitaplarının içinde anlatılan konulara uygun  edebiyat ve sanat eserlerinden örnekler konulması oldukça önemlidir. Zira, öğrenmenin içselleştirilmesinde görsel ve işitsel malzemelerin etkisi büyüktür. Bir fotoğraf, bir resim tablosu, bir karikatür, bir minyatür tarihin pek çok konusunu gözler önüne sermektedir. O zamanda kullanılan silahlar, nakil vasıtaları, kıyafetler…pek çok konu bir tek eserin üzerinden  aydınlanmaktadır. Eğer bu eser, üzerinde kitabesi olan  bir anıt olursa Tarih öğrenimi için  pek kıymetli bir kaynak olmaktadır. Diğer taraftan bu tür yardımcı malzemeler millî tarih şuurunun oluşmasında insanları kitaplardan daha fazla etkileme gücüne sahiptir. Bilinen bir gerçektir ki, popüler tarih kitapları, tarihî olayların öğrenilmesinde akademisyen ve uzmanlar tarafından yazılan tarih kitaplarından daha etkili olabilmektedir. 

 

 

Edebiyat ve Sanat Eserlerinin Önemi

 

Edebiyat ve sanat eserleri Tarih öğretiminde çok önemli bir yere ve işleve sahiptir. Yukarıda da söylendiği gibi üzeri kitabeli bir anıt, bir resim tablosu, bir fotoğraf vb. sanat eserleri görene çok şey anlatır. Diğer taraftan  bir roman, bir hikaye, bir şiir, bir tiyatro eseri, tarihin belirli zamanlarının anlaşılmasında  çok önemli işlevlere sahiptirler. 

 Bu konuyla ilgili şu örnekleri ilk anda sıralayabiliriz:

  • Çanakkale Savaşlarıyla ilgili olarak Mehmet Akif ve "Çanakkale Destanı"
  • İstiklal Savaşı ile ilgili Turgut Özakman ve "Çılgın Türkler"
  • Milli Mücadele ile ilgili Tarık Buğra "Küçük Ağa"
  • Arif Nihat Asya "Bayrak"
  • Orhan Şaik Gökyay "Bu Vatan Kimin"
  • Namık Kemal "Vatan Yahut Silistre"
  • Namık Kemal "Hürriyet Kasidesi" gibi edebiyat eserleri.
  • Milli Mücadele dönemini canlandıran anıt, heykel ve abide olarak da ;
  • Türkiye'nin çeşitli yerlerindeki Mustafa Kemal Heykelleri
  • Kastamonu Şerife Bacı Anıtı
  • Afyonkarahisar'da Zafer (Mehmetçik) Anıtı
  • Çanakkale Şehitler Abidesi
  • Türk Bayrağının Doğuşu, Malazgirt ve Mohaç Savaşı Tabloları

 

Bütün bu edebiyat ve sanat eserleri, çocuk, genç ve yetişkinlerin tarihî olayları öğrenmesinde oldukça etkili olmaktadır.

            Bu malzemeler tarih ders kitapları hazırlanırken öğrencilerin algılama seviyelerine göre seçilerek kitap içine "Serbest Okuma Parçası", Resim, Tablo vb. isimlerle yerleştirilerek konunun daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilirler. Ayrıca bu tür eklemeler, öğretilmek istenen tarihî olayın muhataplarına verilmek isten mesajın doğru algılanmasına da yardımcı olacaktır. Mesela, Afyonkarahisar Mehmetçik Anıtı, Türk askerinin işgalci Yunan’a karşı kin ve hıncını; Kastamonu Şerife Bacı Anıtı, İstiklâl savaşında Türk kadınının  fedakarlığını; Samsun’daki İlk Adım Anıtı, Millî Mücadelenin başlangıcını, Mustafa Kemal’in kararlılığını, Türk Milleti’nin atasına güvenini sembolize etmektedir. Şiirin anlatım gücü ise her türlü tartışmanın dışındadır.  Mehmet Akif’in Çanakkale Destanı; Arif Nihat Asya’nın Bayrak’ı; Orhan Şaik Gökyay’ın Bu Vatan Kimin adlı şiirleri, yalnızca belirli zamanda yaşanılan savaşları ya da olayları anlatan birer eser olarak görülemezler. Bu gün Eceabat sırtlarında  karadan, denizden ve havadan geçen herkese “DUR YOLCU!.. diye haykıran sanki Necmettin Halil Bey değil de binlerce yıllık geçmişi olan Türk Tarihi’dir. Bu şiirler, Türk tarihinin, Türk kültürünün özü ve ruhu mahiyetindedirler. Cihad, şehitlik, Gazilik gibi dinî ve kültürel kavramlar bu şiirlerde asıl anlamlarına kavuşmuşlardır.  

     Çeşitli anma etkinliklerinde konuşmacıların yukarıda sıraladığımız edebiyat ve sanat eserlerinden örnekler seçerek alıntı yaptığı bilinen bir gerçektir. Bilhassa şiirin dinleyenleri etkileme gücü dikkate alındığında Çanakkale Destanından bir veya birkaç satırın bir çok konuşmacı ve hatta öğretmenler tarafından konuşma metinlerine dahil edildiğini biliyoruz.

            Ders kitaplarında yer alan resim, tablo vb. sanatsal unsurların, öğrencilerin tarihî olayı veya olguyu somutlaştırmasına yardımcı olduğu bir gerçektir. Tarihte her zaman karşılaştığımız ifadelerin, isimlerin, olayların, eserlerin resmedilmesi öğrencinin öğrendiğini anlamlandırmasına faydalı olacaktır. Ders kitaplarında yer alan görsel öğelerin artması öğrencinin zihinsel çağrışım yapabilmesini de etkileyecektir. Öğrenilen konunun bellekte kalması daha kolay olacaktır.

 

            Arkeolojik Bulgular ve Mimarî  Eserlerin Tarih Öğretimindeki Yeri

 

            Tarihî olayların aydınlatılmasında, anlaşılmasında, kavranılmasında ve öğrenilmesinde  arkeolojik bulguların önemi daha bir başkadır. Eski Mısır tarihinde Piramitler; Eski Anadolu ve Hitit tarihinde  Boğazköy, Alacahöyük ve diğer yerlerdeki antik bulgular; Roma ve Bizans dönemleri için  Efes, Aspendos ve diğerleri…hepsi birer hazine mahiyetindedirler. Selçuklu ve Osmanlı dönemleri için de  öyle.Erzurum, Sivas, Kayseri, Konya’daki cami, medrese, kervans            aray ve diğer eserler ile Bursa, İstanbul, Edirne  gibi şehirlerde bulunan  cami ve diğer Türk-İslam eserleri tarih öğreniminin vaz geçilmez kaynaklarıdır. Aynı şekilde Almanya, İtalya, Fransa, Avusturya, Belçika gibi Avrupa ülkelerinde  halen ayakta olan mimarî eserler ile  yine buralardan çıkarılan arkeolojik bulgular tarihin belirli dönemlerinin aydınlanmasına çok önemli katkılar yapmışlardır. Bu örnekleri, dünyanın başka bölgelerini de içine alacak şekilde çoğaltmak mümkündür. Öyleyse bir kere daha vurgulayarak ifade edelim ki, tarih öğretiminde tarihî olayları aydınlatan görsel malzemeler muhakak kullanılmalıdır. Hatta bu dönemlere ait olayların daha iyi anlaşılabilmesi için tarihî  olaylara, zaman ve mekan şartlarına uyan sinema ve televizyon filimleri de çevrilmeli ve tarih öğretiminde yararlanılmalıdır. Böyle filmler elbette vardır. Fakat pek çoğunun didaktik özelliği yanında  olaylara sadakati  tartışmalıdır.

            Yukarıda sayılan edebiyat ve sanat eserleri, siyasal ve askerî  Tarih kadar Sosyal Tarih’in öğrenilmesinde de çok yararlıdır. Edebiyat ve sanat eserleri,  o zamana ait ulaşım vasıtaları, kıyafetler, şehirler, mesken ve diğer binalar hakkında  çok önemli bilgiler  vermektedir.    

           

 

Bu çalışmada Amerika, Fransa, Yunanistan, Suriye, İran  gibi ülkelerde okutulan tarih ders kitapları  taranmış ve  edebî ve sanatsal türlerden ne ölçüde yararlanıldığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Özellikle ABD’de okutulan ders kitaplarında  resim ve fotoğraflara çokça yer verildiği görülmüştür.(Bkz. James A. Banks; The Warld, Past And Present, East And West, 1995;

James A. Banks; World, Advantures In time and Place.

Greenblatt, Lammo; Human Heritage  1995)

 

 

 

 

 

Sonuç

 

Tarih öğretimi, geçmişteki olayları sebep ve sonuçları ile bağlantı kurarak değerlendirilmesidir. Geçmişte yaşanan olayların sebep ve sonuçlarını öğrenen insanlar, eğer bu gün de benzer sebepler yaşanıyorsa bunun nasıl bir sonuç doğuracağını bilirler. İşte bundan dolayı Tarih, her ne kadar geçmiş zaman olaylarını inceliyorsa da gerçekte, gelecek zaman için öğrenilir ve öğretilir. Başka bir ifadeyle Tarih, geçmişte durarak geleceği gösteren bir bilim dalıdır. Geçmişte yaşanan olayların nasıl sonuçlandığı bilindiğine göre bu günkü olayların da ne şekilde bir sonuç doğuracağı bilinir.

Tarih öğretiminin bir diğer boyutu da, tarihî olayları kendi zamanının şartları içinde değerlendirmektir. Bunun için de olayların geçtiği zamanın sosyal, ekonomik, idarî, askerî, bütün şartları bilinmelidir. Ancak o zaman sağlıklı bir değerlendirme yapılabilir. İşte tam bu nktada edebiyat ve sanat eserlerinin önemi ortaya çıkmaktadır. Zira, zamanın sosyal ve diğer özellikleri sanatçıların eserlerinde daha iyi vurgulanabilmektedir. Tarihçi’nin yapamadığı tasvirleri, edebî anlatımları, benzetmeleri sanatçılar, sanatsal bir deha ile bir kaç çizgide, fırça darbesinde ya da mısrada belirtmektedirler. Örneğin, Çanakkale savaşında İngiltere ve Fransa’nın sömürgelerinden toplayarak getirdiği ve Türk askerinin karşısında savaştırdığı milletleri  Mehmet Akif, “ Kimi Hindu, kimi yamyam kimi bilmem ne bela…”  diyerek  Hindistan’dan Afrika’dan yüz binlerce  askerin Çanakkale’de karşımıza çıktığını anlatmaktadır. Aynı şekilde, yukarıda bir ders kitabından alarak gösterdiğimiz karikatür de  Osmanlı’nın son zamanında Avrupalı sömürgeciler tarafından nasıl çekiştirildiğini pek açık bir dil ile anlatmaktadır.

Arkeolojik bulgular ile mimarî  eserler ve anıtlar da Tarih öğretiminde çok önemli yer tutmaktadır. Eski Anadolu uygarlığına ait bütün bildiklerimizi, Mezopotamya bölgesi ile, Çorum Alacahöyük ve Boğazköy yörelerinden çıkarılan arkeolojik malzemeye borçluyuz. Buralardan elde edilen tabletlerin okunması ve kabartmaların incelenmesi ile eski uygarlıklar gün yüzüne çıkmıştır. Aynı şekilde Roma ve Bizans döneminin aydınlatılmasında da arkeolojik bulguların önemi pek büyüktür.

Tarihin öğrenilmesinde ve aydınlatılmasında mimarî  eserlerin rolü de diğer kaynaklardan daha az değildir. Antalya yöresinde bulunan Aspendos, İzmir yöresinde bulunan Efes, yine aynı yörede Bergama gibi antik kalıntılar Eski Anadolu uygarlığının anlaşılmasında çok önemli kaynaklar olmuşlardır. Müslüman  Türklerin Anadolu’ya gelişi ile başlayan dönemi de bu gün dahi en iyi anlatan eserler Erzurum, Sivas, kayseri, Konya gibi şehirlerimizde bulunan  cami, medrese, kervansaray vb. eserlerdir. Osmanlı döneminin ihtişamı da aynı şekilde  Bursa, İstanbul, Edirne  ve diğer şehirlerimizdeki mimarî ve  anıtsal eserlerdir. Türkiye Cumhuriyeti bile çok genç olmasına rağmen  Ankara’da başta üniversite, TBMM, Anıtkabir binaları olmak üzere kendi tarzını ortaya koymuştur.

Bu gün güzel Türkiyemizin ve  devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin sahipleri olan bizler üzerinde yaşadığımız vatanın nasıl kazanıldığını öğrenmeli ve öğretmeliyiz. Nesilden nesile aktarılacak bu bilgiler bir bilinç halinde  sonsuza kadar sürmelidir.

< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1695196
Bugün :   148
Aktif :   148

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com