LAİK CUMHURİYETTEN İSLAM CUMURİYETİNE DOĞRU ADIM ADIM
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 

LAİK CUMHURİYETTEN İSLAM CUMURİYETİNE DOĞRU ADIM ADIM

 Prof. Dr. Durmuş Yılmaz

  Türkiye hızla huzursuzluk ortamına sürükleniyor. “İslamî Bir Kıyafet”  olarak empoze edilen  üniversiteli kız öğrencilerin  türbanları (başörtüleri) nihayet Cumartesi günü ( 9 Şubat 2008) TBMM’de adeta koalisyon ortakları gibi hareket eden  AKP ve MHP’nin oyları ile kabul edilen  değişikliklerle anayasanın 10. ve 42.  Maddelerine eklendi. Lafzen olmasa da özü  itibariyle artık üniversitede okuyan kız öğrencilerin  başörtüleriyle derslere girmesi ( şimdilik isteyenlerin) Anayasaya uygun  hale geldi. Böylece  kıyafette “İslamî  kural” yasaya kaynaklık etmiş oldu. Başka bir ifadeyle üniversitede öğrencilerin kıyafeti ile ilgili mevzuat dinî gereklere uydurulmuş oldu.  Mevcut Anayasa’nın 24. Maddesinin son bendini bir kere daha hatırlayalım: “ Hiç kimse devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî  temel düzenini kısmen de olsa din kurallarına dayandıramaz…”  Şimdi ilk gedik 10. ve 42.  Maddeden açılmıştır.  Bundan sonra 24.  Maddenin her hangi bir bağlayıcılığı artık yoktur.  Yani isteyen her hükümet, devletin temel düzenini -kısmen de olabilir, geniş çaplı da olabilir- din kurallarına dayandırabilir.  Kılık-kıyafetde din ölçüleri esas alınabildiği gibi diğer çalışma alanlarında da din kuralları esas  alınabilir. Şimdi bazıları şöyle diyeceklerdir. Biz Müslüman değil miyiz ? Çalışma  ve sosyal hayatımızda din kuralarının esas alınmasında ne gibi bir sakınca olabilir? Bu sorunun cevabını tartışmaya yerimiz yetmez. Şu kadarını söyleyelim:  İşte o zaman cumhuriyetin ilk yıllarına geri dönmüş oluruz.

                Sosyal Değişme, aniden olmadığı gibi bir takım yasa düzenlemeleri veya değişiklikleri ile de olmaz. Bu değişme suyun kağıt içinde ilerlemesi gibi olur. Yavaş yavaş ve derinden!  Şöyle bir hafızalarımızı tazeleyelim: Bundan 30 sene  kadar önce  İmam-Hatip liselerinin  kız öğrencileri başları açık olduğu halde erkeklerle karışık sınıflarda okurlardı. Bu gün ise –bildiğimiz kadarıyla-İmam-Hatip liselerinde  başı açık kız öğrenci hemen hemen  bulunmadığı gibi bir çok lisede  kız-erkek öğrenciler de ayrı ayrı binalara alınmışlardır. Oysa bu eğitim kurumları ile ilgili yasa ve yönetmeliklerde her hangi bir değişiklik olmamıştır. İlahiyat Fakülteleri de aynı şekildedir. Ankara İlahiyat fakültesinde başı örtülü öğrenciye eski yıllarda nerdeyse rastlanmaz idi. Şimdi ise başı açık öğrenci bulunmamaktadır. Bu örnekler adım adım bir sosyal değişme yaşadığımızı gösteriyor.  Ben bunu hiçbir zaman “Dindarlaşma”  olarak değerlendirmedim. Zira “Dindarlaşma”  başka bir şeydir.

                Biz, bu sütunda, Başbakanın İspanya konuşmasından itibaren hep söyledik ve söylemeye devam edeceğiz: Bu gün üniversitelerimizde, sınavlarını kazanıp kayıt yaptırdıktan sonra,  başörtüsü yasağı nedeniyle terk edip giden ve okuma hakkını kaybetmiş bir tek öğrenci bile yoktur. Merak edenler, gelsinler Eğitim fakültesinin kayıtlarını birlikte inceleyelim. 1999’dan 2007’ye kadar fakültelere kayıt yaptırıp da  türbanı nedeniyle derslere devam edemeyip ayrılan kaç tane öğrenci var bakalım. Peki, başörtülü öğrenciler ne oldu? Gayet açık: Fakülteye girişte başlarını açtılar ve derslerine devam ettiler. Bu şekilde mezun oldular ve şu anda da Türkiye’nin çeşitli okullarında öğretmen  olarak çalışıyorlar. Halen öğrenci olanlar da aynı şekilde fakültenin girişinde başlarını açıyorlar, derslerine başı açık olarak giriyorlar sonra çıkarken de isteyenler başlarını örtüp evlerine gidiyorlar. Bu gün üniversitelerin durumu budur.  Cumhurbaşkanı sayın A. Gül’ün kızı da aynı usullerle Bilkent üniversitesinde okumuş ve  mezun olmuştur. Başörtüsü yasağı nedeniyle yurt dışına giden öğrenciler konusu ayrı bir  konudur. Burada da çok yanıltıcı bilgiler veriliyor. Yurt dışında sadece kız öğrenciler değil erkek öğrenciler de vardır. Bunların sebebi üzerinde başka bir yazıda duracağız.

  Durum böyle olduğu halde, neden, AKP’li  ve MHP’li politikacılar sürekli bir “Yanlış Bilgilendirme”  yoluyla kamuoyunu yanıltıp, “okuyamayan binlerce  genç kız”dan bahsediyorlar? Seçimlerden  birkaç ay önce  idi.  MHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Faruk Bal, fakültede bizi ziyarete gelmiş ve kendisiyle bir çok öğretim üyesi de yanımızda olduğu halde, saatlerce, Türkiye’nin meseleleri üzerine sohbet etmiştik. Şimdi acaba hatırlıyorlar mıdır ki, bir tek öğretim üyesi veya bir tek öğrenci  başörtüsü yasağından bahsetmiş ve şikayet dile getirmiş olsun? AKP’li vekillere de soruyorum:   Hangi gün üniversiteye gittiniz de  okuyamayan kız öğrencilerle karşılaştınız?  Bu gerçekler ortadadır. Başörtüsü   sorununu kız öğrencilerimiz kendi usullerince  çözmüşlerdir ve derslerine devam etmektedirler. O halde geriye bir tek mesele kalıyor: AKP  VE MHP, ÜNİVERSİTEDE OKUYAN KIZ ÖĞRENCİLERİN BAŞLARINI ÖRTMELERİNİ İSTEMEKTEDİR.  Onlar, kızlarımızın islamî  kurallara uymalarını  ve başlarını örtmelerini istemektedirler.

                Sonuç: Cumhuriyet idaresi bir sistem, bir müesses nizamdır. Yani bir “Kurulu Düzen”dir.Türkiye Cumhuriyeti de, Laik Cumhuriye’tir. Bir hukuk sistemi olarak laikliğin alfabesi de,  yasaların din kurallarına göre yapılamayacağıdır. Yapılırsa ne olur? Sistem değişmiş olur. Yasalar din kurallarına  göre düzenlenir veya yapılırsa  o cumhuriyetin adı Demokratik ve Laik Cumhuriyet  olmaz, İslam Cumhuriyeti olur. Böyle ülkeler de vardır. O da bir sistemdir. Fakat bizim cumhuriyetimiz, yani Mustafa Kemal’in cumhuriyeti böyle değildir.  Türkiye Cumhuriyeti laik karakteri ile kendi içinde bir bütünlük ve tutarlılık arz eder. Bu sistemin bazı kısımları başka sistemlere benzetilemez. Eğer öyle yapılacak olursa tıpkı yukarıda bahsettiğimiz 24. Maddede olduğu gibi, hükümler bir birleriyle çelişkiye düşer. “Toplum Sözleşmesi” niteliğinde olan ve  toplumun bütün bireylerini kucaklaması gereken anayasa,  inanç değerleri veya uygulamaları farklı farklı olan bireylerin yine bir birlerinden çok farklı olan ihtiyaçlarını karşılayamaz. Karışıklığa, kaosa ve hatta anarşiye sebep olabilir.

               

               

< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1695201
Bugün :   153
Aktif :   153

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com