TÜRKİYE YENİ GELİŞMELERE HAZIR OLMALIDIR
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 

TÜRKİYE YENİ GELİŞMELERE HAZIR OLMALIDIR

Prof. Dr. Durmuş Yılmaz

Prof. Dr. Durmuş Yılmaz

 

Yurdumuzda iç barışın bozulması için ipler gerildikçe geriliyor. Türkiye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmezliği konusu ciddi olarak yara almıştır. Bağımsız seçilip de DTP’ye katılan milletvekilleri artık kartlarını açmışlardır. Anayasa’da, “Milletvekilleri seçildikleri bölgeyi ve kendilerini seçenleri değil, bütün milleti temsil ederler ( Madde 80) denmesine rağmen bu gün DTP adı altında toplanmış olan bir grup milletvekili bu maddeye açıkça aykırı olarak, Türk Milleti’ni değil de “Kendilerini seçen Kürt Halkını” ve seçildikleri bölgeyi temsil ettiklerini ifade etmektedirler. Oysa bu gün DTP’nin, iddia ettikleri gibi, Kürt halkının temsilcileri olmadığı çok açıktır. Onların yaptığı yasaları ihlalden başka bir şey değildir. Bu açık ihlâl karşısında Türkiye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunan ve korumakla görevli kişi, kurum ve kuruluşlar -tabir yerindeyse- nasıl bir tavır alacaklarını ve nasıl bir tepki göstereceklerini bilemez duruma düşmüşlerdir. Herkes, söyleyeceği sözlerin Kürtleri inciteceğinden endişe etmektedir. Bunun için herkes kelimelerini özenle seçerek konuşmak zorunda kalmaktadır. Fakat aynı itinayı maalesef DTP’lilerden görmek mümkün olmuyor. Onlar, askerlerimizi ve sivil insanlarımızı hunharca katleden silahlı teröristleri açıktan desteklemekten asla geri durmadıkları gibi, bu pervasızlıklarını her ortamda açığa vuruyorlar. Bu saldırgan tavır karşısında zaman zaman halkımızın da sabrının taştığını gözlemliyoruz. Umarız daha ileri gitmezler ve halkımızı tahrikten vaz geçerler.

Hukuk devleti olan Türkiye’de esasen yapılacak iş bellidir: Anayasa ve yasalar dışına çıkan her kim olursa olsun, bu ister şahıs ister parti veya kurum olsun, yine yasalarda hüküm ne ise uygulanacaktır. Şahıssa hapsedilir, partiyse kapatılır. Hukuk bunu emreder. Nitekim bu yol da açıktır ve yavaş da olsa uygulanmaktadır. Fakat bizi asıl şaşırtan başka bir husus vardır. Başbakan başta olmak üzere bazı politikacı, yazar ve fikir adamları, durmadan DTP için “...Kapatırsak dağa çıkarlar!..” tarzında açıklamalar yapmaktadırlar. Bu tür açıklama ve ifadeler mahkemeyi etkilemek türünden hukukî yanlışlıklardan başka!..” tarzında açıklamalar yapmaktadırlar. Bu tür açıklama ve ifadeler mahkemeyi etkilemek türünden hukukî yanlışlıklardan başka, bir de zihniyet ve bakış yanlışlığını yansıtmaktadır. Şöyle ki: Eğer ortada bir suç varsa, “buna ceza verilirse başka suç da işleyebilirler...Onun için buna ceza vermeyelim...” şeklinde bir yaklaşım hukuku katletmek olur. Biz hukukçu değiliz, fakat her halde hukuk “Suç ve Ceza” çerçevesi içindedir. Suçtan öncesi veya cezadan sonrası mahkemelerin alanı dışında kalır. Her halde yargıçlar karar verirlerken “...bu adama ceza verirsek gidip aynı suçu tekrar işleyebilir...Onun için ceza vermeyelim...” şeklinde düşünmezler. Biz bırakalım savcı ve yargıçlarımız görevlerini yapsınlar. Onları etkileme işgüzarlığından vaz geçelim.

 

*** *** ***

Eğer,Türk toplumunun , eski ifadeyle “Müttehid ve Mütecanis” (=Birlik halinde ve uyumlu) bir medenî kütle olmasını istiyorsak bir çizgi üzerinde mutabakat sağlamış olmalıyız. Bu çizgi Anayasa’dır. Bazı maddeleri zamanın şartları içinde değiştirilebilir, fakat değişmeyecek maddeleri vardır. O çizgide buluşmalı ve toplanmalıyız. Uzun savaş yıllarında (1912-1922) büyük fedakarlıklar yaparak bize kaybettiğimiz istiklâlimizi, yurdumuzu ve milletimizi yeniden kazandıran atalarımızın kurduğu devlette (Türkiye Cumhuriyeti) asla Kürt-Türk ayrımı yoktu. Hatta bugünkü düşüncelerin aksine 1918-1926 yılları arasında bu gün Kuzey Irak olarak bilinen Musul vilayetini de halkı Kürt ve Türk olduğu için Misak-ı Millî sınırları içine aldık ve savunmasını yaptık. Bundan dolayı tarihî mirasa sahip çıkmak istiyorsak bu gün Kuzey Irak’ın halkını da asla Kürt veya Türk olarak ayırmamalıyız. Onlar da Türk milletinin Irak devleti sınırları içinde kalmış bölümleridir. Tıpkı Yunanistan, Bulgaristan, Kosova, Makedonya, Bosna-Hersek’de kalmış Türkler gibi. Türkiye’nin nüfusundan bahsederken nasıl 75 milyon olarak ifade ediyorsak, aynı şekilde Kuzey Irak’ın nüfusunu Kürt ve Türkleri birlikte sayarak 8 milyon olarak ifade etmeliyiz. “Irak’da yalnızca Türkmenleri değil, Kürtleri de “Soydaşımız” olarak tanımlamalı ve tarih, din, kültür ve emel birlikteliğimizi vurgulamalıyız. PKK militanlarını Türkiye Kürtlerinden nasıl ayırıyorsak Irak Kürtlerinden de ayırmalıyız. PKK’nın sadece Türklerin değil, bütünüyle Türk Milleti’nin, yani Kürtlerin de, hatta insanlığın düşmanı olduğunu herkese anlatmalı ve kabul ettirmeliyiz. Çok iyi biliyorum ki, Irak Kürtlerinin de kalbinde tıpkı Türkiye Kürtleri gibi Türk Milleti’ne bağlılık ve sevgi vardır. Yeter ki, halkı, eli silahlı teröristlerin tehdidinden ve baskılarından kurtaralım. O zaman bu sevgiyi herkes her yerde görecektir.

Tarihî olaylar ve gerçekler, Kuzey Irak bölgesini, halkıyla beraber Anadolu’ya bağlamıştır. Urfa, Mardin, Hakkari şehirlerinin Telafar, Musul, Erbil, Süleymaniye, Kerkük şehirlerinden hiçbir farkı yoktur. Eğer Irakın bütünlüğü tekrar sağlanabilir ve Irak halkı (Arap, Kürt, Türk ve diğerleri) bir arada yaşama arzusu gösterirlerse, Türkiye de bu arzuya saygı duyar ve elinden gelen yardımı yapar. Fakat böyle olmaz da Irak bölünecek olursa kuzey Irak’ın Kerkük’ten itibaren Türkiye ile birleşmesi aklın ve ilmin gerçeğidir. Bu birleşme, 1939 yılında Hatay’ın Türkiye ile birleşmesi örneğindeki gibi de olabilir. Yani Önce Kuzey Irak (Kürt ve Türkler) Irak bütünlüğünden ayrılır, sonra da Türkiye ile birleşir. Gelişmiş ve güçlü bir Türkiye cazibe merkezi olur. Yaratacağı çekim alanı Kuzey Irak’ı kapsayacaktır.

Bu senaryo bu gün için çok gerçekçi görülmeyebilir. Fakat daha 20 sene öncesinde Irak’ın bölüneceği de hiç kimsenin aklına gelmezdi ve gündemde böyle bir konu da yoktu. Atalar ne demiş: Gün doğmadan neler doğar!

< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1695209
Bugün :   161
Aktif :   161

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com