KERKÜK
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 

KERKÜK TÜRK'TÜR TÜRK KALACAKTIR!
Durmuş Yılmaz

   Kerkük'ün kimliği tartışılıyor. Yanlış bir tartışma. Ne şehirlerin ne de ülkelerin kimliği günlük siyasal tartışmalarla belirlenemez. Cevap Tarih'tedir. Kimlik Tarih'te kazanılır. Kerkük tarihte de Türk'tür, bu gün de Türk'tür. İşte belge: H.1325 (M.1907) tarihli Musul Vilayet Salnamesi, sayfa 212. Başlık: KERKÜK SANCAĞINA DAİR MALUMAT. Burada Kerkük şehri anlatılıyor. Halk hakkında da bilgiler veriliyor. Aynen aktarıyorum: " . Ahali-i şehir umumiyetle Türk olup Türkçe tekellüm ederler (Türkçe konuşurlar). Guraba olarak (şehir halkından olmayan ve çeşitli maksatlarla şehre gelmiş olan yabancılar) bir hayli miktar Arap ve Kürt ile galil-el miktar (Çok az sayıda) iranî bulunur.".

   Görüldüğü gibi Kerkük Türk şehridir. 1918 yılından sonra İngilizlerin işgali altında iken Kerkük Türk'tür. Monarşi zamanında da Türktür. 1958 yılından sonra cumhuriyete geçildiğinde de ve BAAS yönetimleri zamanında da Kerkük Türk'tür. 1979 tarihinde başlayan Saddam Hüseyin diktatörlük devrinde de Kerkük Türk'tür. 2003 yılında Amerikan kuvvetleri Irak'ı işgal ettikleri zaman da Kerkük Türk idi. 2004 yılından sonra Barzani ve Talabani aşiretleri, yani Kuzey Irak Kürt Yönetimi, Kerkük'e yarım milyondan fazla nüfus nakletmiştir. Şehirlerin demografik yapıları bu şekilde değiştirilse bile şehrin kimliği değiştirilemez. Eğer öyle olsa idi,- şu anda Bağdat'da 140 Bin ABD askeri ve sivil memurları bulunuyor, - Bağdat bir amerikan şehri olurdu. Oysa Bağdat, işgal edilmiş bir Arap şehridir.
Diğer bir önemli konu da şudur: Türkiye'nin Türk Milliyetçisi insanları, asla "Kürt" sözünden de "Kürt" vatandaşlardan da rahatsız olmazlar. Büyük Türk Milliyetçisi merhum Alparslan Türkeş 1993 yılında bir TV programında "Onlar ne kadar Kürtse biz de o kadar Kürdüz, biz ne kadar Türksek onlar da o kadar Türktür." demiştir. Irak'da meydana gelen yapılanma Türkiye'nin ulusal bütünlüğü için bir tehdit olduğundan Türk vatandaşlarının büyük bir çoğunluğu buna karşı çıkmaktadır.

   Türkiye, varlığına ve bütünlüğüne yönelik her tehdidi ortadan kaldırabilecek güçte bir devlettir. Irak'da "Kürt, Türk, Arap, Şii, Sünni." vs. vardır. Fakat Türkiye'de yalnızca "Türk ve Müslüman " vardır.%1 oranında da anlaşmalarla hakları güvence altına alınmış gayrimüslim Türk vatandaşları vardır. Bu çok önemlidir. Atatürk'ün ifadesiyle Türkiye'de bir "Millet-i vahide" vardır. Yani tek bir Milet vardır. O da Türk Milleti'dir. İster Türk olsun ister Kürt ya da başka her ne ise o olsun. İyi bilsin ki, Türkiye Misak-ı Millî sınırlarından (Kerkük buna dahildir), Üniter Devlet yapısından ve Laik hukuk sisteminden asla taviz vermez ve de veremez! "Acaba." diye tereddüte düşenler dönüp Tarih'e baksınlar. Sırtlarını işgalci Avrupa'ya dayayarak Türk Milleti'nin yurdunu bölmek isteyen bir kısım Hıristiyan halk, -terör örgütlerinin baskısıyla- asırlarca birlikte yaşadıkları Türk ve Müslüman halka silah çekmişler, hatta katliamlar yapmışlardı. Fakat bu halk Avrupa'ya güvenmenin, onlara bel bağlamanın bedelini çok ağır ödedi. Çok güvendikleri ve esasen felaketlerinin yegane sorumlusu olan Avrupalı işgalciler, İstiklâl savaşı sonunda yurdumuzu terk etmek zorunda kaldıklarında, çeşitli vaadlerle kandırdıkları ve kendi siyasal emelleri için kullandıkları Hıristiyan halkı yüz üstü bırakıp gittiler. Türklerle bir arada yaşamayacağını anlayan bu halk da giden işgalcilerin arkasından yollara düşmüşler ve arkalarına baka baka Türkiye'yi terk etmek zorunda kalmışlardır. Türkiye'nin gayrımüslim halkının yaşadığı bu göç felaketini maalesef Balkanların, ve Kafkasya'nın Türk ve Müslüman halkı da yaşamak zorunda kalmıştır. Hatırlamakta büyük yarar vardır: Yaşadığımız coğrafyada - Kafkasya-Balkanlar-Ortadoğu-1878 yılından 1950 yılına kadar, 70 yıldan fazla, kitleler halinde insanların göçü devam etmiştir. Tarihten ders çıkarmak gerek.

   Birilerinin Kuzey Irak'a (Kürt yöneticilerine) şöyle seslenmesi gerek: Sırtını Amerika'ya dayamış olan ey akılsız halk! Yarını düşün! Amerikan askerleri gidecek ve sen yine Arap ve Türklerle (Türkmenlerle) birlikte yaşayacaksın. Yarınını yıkma! Dostunu ve düşmanını tanı! Senin dostun ve kardeşin Türkler ve Araplar'dır. Düşmanınsa, topraklarınızı işgal, şehirlerinizi harap eden, zenginliğinizi yağmalayan Amerikalılar ve Avrupalılardır. Yakın tarihte Anadolu'da yaşanmış olan dramı; Rum ve Ermenilerin akıbetini hatırla!

< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1695576
Bugün :   72
Aktif :   72

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com