ERKEN ZİYARET TÜRKİYE’Yİ SIKINTIYA SOKTU !
< - Geri Dön Eklenen Yorumlar Yorum Ekle 

ERKEN ZİYARET TÜRKİYE'Yİ SIKINTIYA SOKTU !

Doç. Dr. Durmuş Yılmaz

   Gerek Türkiye'de ve gerekse dünya basınında yayımlanan sağduyulu yorumlardan da anlaşılacağı gibi HAMAS lideri Meşal'in ziyareti vakitsiz olmuştur ve Türkiye'yi uluslar arası kamuoyunda sıkıntıya düşürmüştür. HAMAS (Arapça : Yiğit, Vatansever ), 1967 savaşında İsrail'in Gazze'yi işgalinden sonra kurulmuş bir silahlı direniş örgütüdür. Temelleri Gazze'de atılmıştır ve ilk hedefi de Gazze'yi İsrail'in işgalinden kurtarmaktır. Siyasetinin temel argümanı, İsrail'in haksız yere Arap (Filistin) topraklarını işgal ettiğidir. Siyasal hedefi de İsrail'i Arap topraklarından bütünüyle atmaktır. Bu amaca ulaşmak için seçtiği vasıta da silahtır. 1950'li yıllarda bütün örgütler, (İlk kurulanı El- Fetih'dir) silahlı direniş yolunu seçmişken, sonraki yıllarda Merhum Arafat, silahla bir yere varılamayacağını görmüş ve diplomasi yolunu seçmiştir. Bunun üzerine HAMAS, Arafat'ı da eleştirerek silahlı eylemlere devam kararı almış ve halen de bu yol üzeredir. 2006 yılı Ocak ayında yapılan seçimlere HAMAS, "Silahlı Siyasal Örgüt" niteliği ile katılmış ve Gazze'de oyların %85'e yakınını, Batı Şeria ve Kudüs'de de %60'a yakınını alarak Filistin halkının temsilcisi olma vasfını kazanmıştır. Bu sonucu ne İsrail ne de başka ülkeler tahmin edebildiler. Zaten HAMAS'ın böyle bir başarı göstereceğini tahmin edebilselerdi İsrail ve ABD bu örgütün seçimlere katılmasına asla izin vermezlerdi. Bilhassa ABD Filistin seçimlerini, sonunda bir siyasal menfaat elde edeceğini düşünerek, ısrarla istedi ve buradan kendisinin Ortadoğu'da Demokrasi öderliği sözde sıfatını kuvvetlendireceğini, Filistin seçimlerine izin vermekle bu bölgede demokrasi hareketlerini desteklediğini ve buradan da Irak operasyonuna haklılık kazandıracağını düşünmekteydi. Kabul edelim ki, ABD de İsrail de bu sonucu tahmin edemediler.
   Gelelim Türkiye'nin tavrına: Türkiye Filistin-İsrail anlaşmazlığında siyaseten tarafsız kalmakla birlikte insanî bakımdan her zaman Filistinlilerin yanında olmuştur. Özellikle son 40 yıl içinde Türkiye'ye yönelik veya Türkiye'de organize olan Terör örgüt ve hareketlerinde komşularımız olan Suriye, Irak, İran gibi ülkelerden yarar yerine hep zarar gördük. Fakat İsrail öyle davranmadı. Hatta Ermeni meselesinde bile dışarıda Türkiye'yi hep destekledi. Terör konusunda güvenilir bir müttefikimiz oldu. Buna rağmen Türkiye, Müslüman bir halk olması ve kendi yurtlarında haksızlığa uğramış olmaları dolayısıyla başından beri Filistin halkını desteklemeye devam etti. Her zaman silahlı mücadelenin karşısında oldu ve sorunların diplomatik yollardan çözülmesi ilkesini benimsedi. Bu günkü AKP kadrolarının içinde yakın geçmişte tıpkı HAMAS gibi düşünen insanlar belki çoğunluktaydı. 5 Eylül 1980 tarihinde Konya'da Milli Selamet Partisi'nin düzenlediği "Kudüs'ü Kurtarma Mitingi" hâlâ hafızalarda tazeliğini korumaktadır. 1997 yılı Ocak ayında Ankara- Sincan Belediyesince düzenlenen "Kudüs Gecesi" de hafızalarda dır. Fakat AKP'nin bu günkü yönetim kadrosunun - kendi ifadeleriyle- fikir değiştirdiklerine ve o günkü düşüncelerden uzaklaştıklarına biz de inanmak istiyoruz. Buradan hareketle, Hükümetin HAMAS liderini Ankara'da ağırlamasını, HAMAS'a siyasal destek yerine "Barışa katkı yapar" düşüncesiyle olduğu şeklinde izah etmek istiyoruz. Fakat İsrail ve ABD bizim gibi düşünmediler. HAMAS'ı PKK terör örgütü ile benzer gördüklerini ve Türkiye'nin bu konuda daha titiz olması gerektiği yönünde açıklamalar yaptılar.
Acaba Türkiye HAMAS'ı kabul etmekte acele mi etmiştir? Bize göre Evet. Sebepleri basit:
1.HAMAS henüz hükümeti kurmamış, programını açıklamamıştır. Ne diyeceği de ne yapacağı da belli değildir. Diğer taraftan, Türkiye'yi ziyaret eden Halit Meşal'in konumu ve statüsü net olarak belli değildir. Siyasî sorumluluğunun hangi seviyede olduğu belli değildir. Uluslararası ilişkilerde mütekabiliyet esasına göre kabuller yapılır. "Siyasî Büro şefi." gibi bir statü kabul için yeterli değildir ve böyle bir unvanla Türk Dışişleri Bakanı ziyaret edilemez. Türkiye belirsizlik üzerine siyaset yapmaktadır ki, her an için bir sürprizle karşılaşabilir.
2.Türkiye HAMAS'a tavsiyelerde bulunur ve Halid Meşal'in bu tavsiyelere uyulacağı açıklamasını duyduktan sonra kabul edebilirdi. O zaman dünya kamuoyu önünde daha rahat bir konumda bulunur, ve eleştirilere HAMAS'ın yaptığı barışcıl açıklamaları delil olarak gösterebilirdi.
3.HAMAS ve İsrail yönetimine birlikte çağrı yapar, "Masaya Oturun" der neticeyi gördükten sonra arabulucu tavrını ortaya koyardı.
    Sonuç: Türkiye acele verilmiş bir kararla kendisini sıkıntıya sokmuştur. Bundan sonra sürekli savunma durumunda kalacak ve ABD ve İsrail'i ikna etmeye, inandırmaya uğraşacaktır. Böyle olmayıp da bu atak politikaya devam ederse, o zaman başka. Kim bilir belki de Hükümet dış politikada yeni bir konsept ( strateji) belirlemiş onu uyguluyordur. Kamuoyunu da biraz bilgilendirseler her halde iyi olur.


< - Geri Dön

ÖZ GEÇMİŞ
İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİĞER BAĞLANTILAR
ANASAYFA
Vefat ve Teşekkür
GERİ DÖN
Ziyaretçiler
Toplam :   1695529
Bugün :   25
Aktif :   25

Örnek Köy


Anasayfa | Makalelerim | Kitaplarım | Güncel | Anketler | Yazılarım | Tartışalım | İletişim | Ziyaretçi Defteri | Öz Geçmiş

Web Tasarım: www.linearyazilim.com